Vitaminler Hakkında Bilgi Ve Vitaminlerle Sağlıklı Kilo Verme Alma...

Ana Sayfa Kilo Alma Vitamin Çeşitleri Diyet

Kategoriler

Popüler Yayınlar

B5 Vitamini etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
B5 Vitamini etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Vitamin Ve Vitamin Çeşitleri Minaraller B1..B7 A Vitamin Vb

3 Kasım 2008 Pazartesi

Vitamin İnsanların en Önemli Gereksinimidir .Vitaminli Yiyecekleri Yerseniz Saglıklı Bir Yaşam Sürdürürsünüz...

VİTAMİNLER

Canlılardaki normal vücut metabolizması için, az miktarda ama mutlaka gerekli olan organik bileşikleridir. İnsanın dengeli bir beslenme yapabilmesi, protein, karbonhidrat ve yağın yanında yeterli vitaminleri de almasına bağlıdır. Besinlerle alınan vitaminler sindirime uğramadan, doğrudan emilerek kana karışırlar.

I. Vitamin Çeşitleri:

Vitaminler yağda eriyenler ve suda eriyenler olmak üzere iki gruba ayrılırlar.

a) Yağda eriyen vitaminler: Yağda ya da yağ çözücüde eriyen vitaminlerdir. Fazla alınmaları durumunda karaciğere depo edilebilirler. Bu nedenle, bu vitaminlere bağlı hastalıklar nadir görülür. Örneğin, karaciğerde depolanan A vitamini, bu vitaminde hiç almayan bir kimseye on ay kadar yetebilir. Yağda eriyen vitaminler A,D,E ve K vitaminleridir.

A vitamini : Bu vitamin eksikliğinde büyüme ve gelişme yavaşlar. Çünkü E vitamini ile beraber büyümede de etkilidir. Yetersiz alındığında, merkezi sinir sisteminde bozukluklar çıkar. Göz dokularında bozulmalar ve gece körlüğü başlar. İnsan A vitamininin iki şekilde karşılayabilir: Birincisi ; A vitamini halinde, karaciğer, yumurta sarısı, balıkyağı ve tereyağında bulunur. İkincisi; provitamin A (karoten) halinde, vücuda alındıktan sonra ince bağırsak ve karaciğerde A vitaminine çevrilir ve karaciğerde depo edilir.

D Vitamini : Bu vitamin eksikliğinde kalsiyum ve fosfor metabolizması bozulur ve kemikleşme olmaz. Çocuklarda kemik eğriliği olarak görülen raşitizm hastalığı orta çıkar. Bu vitamin balık yağı, süt, yumurta akı ve karaciğerde bulunur. D vitamini öncül maddesi basız bitkisel ve hayvansal besinlerle vücuda alınarak, deriden güneş ışığının yardımıyla D vitaminine dönüştürülebilir.

UYARI : A ve D vitaminleri suda erimedikleri için, vücuttan atılamaz ve depolanırlar. Bu nedenle fazlası vücuda zarar verir.

E vitamini : Özellikle bitki tohumlarından elde edilen yağlarda bulunur. Günlük besinlerde bulunduğu için eksikliği fazla görülmez. E vitamini eksikliğinde kısırlık görülür. Bu vitaminin eksikliğinde ayıca karaciğer, kalp ve damar hastalıkları ortaya çıkar ve büyüme yavaşlar.

K Vitamini : İnsan vücudunda, bağırsakta yaşayan bakteriler tarafından sentezlenir. Balık, et, süt ve yeşili sebzeler K vitamini bakımında zengindir. Bu vitamin eksikliğinde kanın pıhtılaşması gecikir. Çünkü bu vitamin pıhtılaşmada etkili olan bir maddenin karaciğerde yapılmasını sağlar.

b) Suda eriyen vitaminler : B grubu olarak adlandırılan B1, B2, B3, B5, B6, B7, B9, B12 ve C vitamini suda eriyen vitaminlerdir. Fazlası vücutta depo edilemez. İdrarla atılır. Bu nedenle her gün ihtiyaç kadar alınması gerekir.

B1 Vitamini ( Thiamin ) : Vücuda az alındığında, iştahsızlık dirençsizlik ve kas krampları görülür. Fazla eksik olursa beri beri denilen sinir sistemi zayıflaması hastalığı ortaya çıkar. B1 vitamini tahıl kabuklarında bol miktarda bulunur.

UYARI : B1 vitamini içeren yiyecekler suda pişirilirken, vitaminin büyük kısmı suya geçer. Bu nedenle bu su atılmayıp kullanılmalıdır.

B2 Vitamini ( Riboflavin ) : Büyüme ve gelişme için gerekli bir vitamindir. Karbonhidrat, protein ve yağlardan enerji elde edilmesinde etkilidir. Vücuda demir emilimini kolaylaştırır. Solunum enzimlerinin yapısına katılır. Eksikliğinde deride beyazlıklar, tırnakların kırılması, deri ve ağızda yaralar oluşur.

B3 Vitamini ( Niasin=Nikotinik Asit=PP ) : Karbonhidrat, protein ve yağ metabolizmasında rol oynar. Eksikliğinde deride yaralar, saçlarda ağarma, dökülme, kepeklenme ve sinir sistemi bozuklukları görülür. Eksikliğinde vücudun özellikle ışık gören kısımlarında kırmızı deri yangısı şeklinde ortaya çıkan pellegra hastalığı görülür. Hastalığın ilerleyen safhalarında ruhsal dengesizlikler ortaya çıkabilir.

B5 Vitamini (Pantotenik Asit ) : Karbonhidrat,protein ve yağ metabolizmasında etkilidir. Eksikliğinde deride yaralar,saçların renginin değişmesi,sinir sistemi bozuklukları ve saç dökülmesi görülür.

B6 Vitamini (Pridoksin ) : Alyuvarlarda solunum gazlarını taşıyan, hemoglobinin sentezinde gereklidir. Eksikliğinde kan yapımında ve sinir sistemine bozulma, sinirlilik, uykusuzluk ve yorgunluk görülür.

B7 Vitamini (Biotin ) : Bu vitamin enzimlerin yapısına katılan koenzim olarak görev yapar. Karaciğerde amonyaktan üre oluşumunda, yağ asitleri ve amino asitlerin kullanılmasında etkilidir.

B9 Vitamini (Folik Asit ) : Kemik iliğinde kan hücrelerinin yapımında ve amino asit metabolizmasında görevlidir. Eksikliğinde kansızlık (anemi ) ve deride yaralar görülür.

B12 Vitamini (Kobalamin ) : Protein metabolizması için gereklidir. Kemik iğlinde kana yapımında görev alır. Bu vitaminin eksikliğinde kansızlık, iştahsızlık, yorgunluk ve ruhsal bozukluklar görülür. İnsanda bağırsakta yaşayan bakteriler bu vitamini sentezlerler.

C Vitamini : Hücre metabolizmasında, zehirlerin etkisini yok etmede, hücreler arası maddenin oluşmasında, yaraların iyileşmesine, kan yanında ve hemoglobinin yapımında rol oynar. Eksikliğinde damar duvarlarındaki hücrelerin yapısı bozulur. Bu durumda kan kılcal damarlardan sızar. İlk olarak diş etlerinde kanamalar şeklinde ortaya çıkar. Belirtileri bu şekilde olan hastalık skorbüt adını alır.

II. Vitaminlerin İnsan Vücudu İçin Önemi :

İnsan vücudu vitaminleri ve vitamin öncüllerini (provitamin a gibi ) dışarıdan hazır almak zorundadır. Vitaminler vücuttaki reaksiyonları gerçekleştiren enzimlerin yapısına katılırlar. Bu nedenle vitamin eksikliklerinde reaksiyonlar gerçekleşmez.

Vitaminlerin vücuttaki bazı önemli görevleri şunlardır :

Büyüme, gelişme ve üremeyi sağlamada etkilidirler.

Vücudu hastalıklardan korur direncini arttırır.

Vücudu kansızlıktan ve kanamadan korur.

İskelet sisteminin oluşumu ve gelişmesinde özellikle kemiklerin sertleşmesinde etkilidirler.

UYARI : Vitaminler kolay bozulurlar. Örneğin; A, C, D ve E vitaminleri oksijenle temas ettiklerinde, A, B, E ve K vitaminleri ışığa maruz kaldıklarında, C ve E vitaminleri de demire temas ettiklerinde bozulurlar.

III. Vitamin Bakımından Zengin Besinler :

Vitaminlerin kaynağı çoğunlukla yeşil bitkilerdir. İnsanlar vitamin ihtiyaçlarını ya doğrudan bitkileri yiyerek , ya da bitkilerle beslenen hayvanları yiyerek karşılarlar. Vitamin bakımından zengin besinler ve vitamin eksikliğinde ortaya çıkan hastalıklar aşağıdaki verilen bilgilerde görülebilir.

Vitamin Adı

Besin Kaynağı

Eksikliğinde Görülen Rahatsızlıklar

A Vitamini

Yağ, Peynir, Süt, Karaciğer, Taze Yeşil sebze

Gece körlüğü, kalp ve böbrek hastalıkları, vücut direncinde azalma.

D Vitamini

Yağ, Süt, Yumurta Akı, Karaciğer, Balık Yağı

Kemik hastalıkları (Raşitizm, osteomalasi) dişlerde bozukluklar

E Vitamini

Bitkisel yağlar, tahıllar, yeşil yapraklı sebzeler

Karaciğer, kalp, damar hastalıkları, kısırlık, büyümede gerileme

K Vitamini

Balık eti, süt, yeşil yapraklı sebzeler

Pıhtılaşmada gecikme, karaciğer safra kesesi hastalıkları

B1 Vitamini

Bira mayası, tahıl kabukları, soya fasulyesi, karaciğer, dalak, böbrek

Sinir sistemi bozuklukları eklemlerde şişmeler, kalp yetmezliği

B2 Vitamini

Bira mayası, tahıllar, yeşil sebzeler, karaciğer, böbrek, et, süt, yumurta

Ciltte beyazlıklar, yaralar, sinir sistemi bozuklukları, kansızlık

B3 Vitamini

Karaciğer, kalp, balık, böbrek, ceviz, fındık, fıstık, baklagiller

Sinirsel bozukluklar, deride yaralar, sindirim sistemi bozuklukları

B5 Vitamini

Tahıllar, karaciğer, böbrek, yağ, kuru sebze, meyve

Deride yaralar saç dökülmesi, saçların renginin değişmesi, sinirsel bozukluklar.

B6 Vitamini

Bira mayası, tahıllar, pirinç, et, süt, baklagiller, yumurta

Sinirsel bozukluklar, Anemi, ciltte yaralar

B7 Vitamini

Yeşil sebzeler, karaciğer, böbrek

Sinirsel bozukluklar, ciltte yaralar

B9 Vitamini

Ispanak ve diğer yeşil sebzeler, karaciğer, böbrek

Deride yaralar, karaciğer ve sinir sistemi bozuklukları

B12 Vitamini

Et, balık, yumurta ve süt ürünleri

Kansızlık, sinir sistemi bozuklukları, yorgunluk, baş ağrısı

C Vitamini

Kuşburnu, kırmızı biber, yeşil yapraklı sebzeler, portakal, limon, patates

Diş eti kanaması, yorgunluk, yaraların geç iyileşmesi, (skorbüt) tembellik, isteksizlik , Vitamin Ve Vitamin Çeşitleri Minaraller B1..B7 A Vitamin , B Vitamin , C Vitamini


Labels:

Vitaminler Nedir ? A vitamin , B Vitamin , C Vitamini ,Vitamin Çeşitleri

31 Ekim 2008 Cuma

Vitaminler, insan bedeninde ki hücre ve organların düzgün çalışabilmesi, metabolik olayların gerçekleşebilmesi için gereklidir. Ancak bilinçsiz vitamin tüketiminin kalp rahatsızlarından böbrek hastalıklarına kadar pek çok zararı olabileceğini biliyor musunuz?

Etiler Memorial Polikliniği İç Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Murat Görgülü’nün verdiği bilgilere göre; vitaminler kalori ve besin değeri içermeyen ancak insan bedeninde ki hücre ve organların düzgün çalışabilmesi, metabolik olayların gerçekleşebilmesi için gerekli, yiyecekler ya da içeceklerle belirli miktarda alınması gereken, ileri biyolojik etkinliğe sahip organik bileşiklerdir. İnsan bedeni vitaminlerin büyük çoğunluğunu hiçbir şekilde üretemez ya da gereksiniminin çok altında üretebilir o yüzden dışarıdan alınmaları önemlidir. İnsan bedeni ancak bir miktar A vitamini öncülü, D vitamini ve gereksinimin çok altında Niasin üretebilir. Vitamin alımında ki eksiklikler sonucunda insan organizmasının çalışması, doku ve hücre metabolizmasında bir takım aksaklıklar oluşur.

Vitaminler ana olarak iki gruba ayrılır, bunlar yağda eriyen A,D,E,K vitaminleri ile suda eriyen B grubu vitaminler ( B1,B2,B3,B5,B6,B9-folik asit- ve B12 ), C vitamini, Biotin (H vitamini), P vitaminidir.

Hangi Vitaminler, Nasıl Zararlar Verebilir?

Sigara, alkol kullanımı, gebelik, hastalık hali, kanser tedavisi, bir takım sindirim sistemi rahatsızlıkları, hormonal rahatsızlıklar ve bazı çevresel etkenler vitamin gereksinimini arttırır. Ancak vücuda gereğinden fazla alınan vitaminler yarar sağlamaz ve büyük kısmı değişime uğramadan safra yolları ya da böbrek aracılığıyla atılır.

Vitaminlerin fazla alınımında doğabilecek rahatsızlıklar ise şöyle:

Vitamin A: Süt, yumurta ve bazı yeşil sebzelerde bulunur. Gereğinden fazla alındığında oldukça toksik etki yapar, günlük 50.000 Ü üzeri alımlarda bulantı, kusma, baş ağrısı, iştahsızlık, görme bozukluğu, kas ve eklem ağrılarına neden olur, yalancı beyin tümörü bulguları gösterir. Özellikle gebe kadınların bir günde 20.000 Ü üzeri A vitamini almaları sonucunda, bebekte bedensel ve zihinsel sakatlıklar oluşabilir. Gene A vitamininin öncülü olan Beta karoteninin gereğinden fazla alınması benzer yan etkiler yapabilir.

Vitamin D: Süt ve süt ürünleri başlıca vitamin D kaynağıdır. Ayrıca insan vücudu güneş ışınları ile kolesterolden D vitamini sentezi yapabilir. Günde 5.000 üniteden fazla D vitamini alınması kabızlık, karın ağrısı, ağızda kuruma, böbrekte hasar, taş oluşması, elektrolit bozukluğu ile kalpte fonksiyon ve ritim problemi yaratabilir.

Vitamin E: Bitkisel yağlar, kuruyemişler, yeşil yapraklı bitkiler ve ette bulunur, günlük 1000 ünite üzerinde bir takım yan etkiler görülebilir.

Vitamin C: Taze meyve, sebze, özellikle turunçgillerde bulunur, günlük 1 gr önerilen güvenli üst dozdur, daha yüksek uzun süre kullanımda sindirim sistemi tahrişleri, bulantı, karın ağrısı, kanda elektrolit bozukluğu ve böbrek taşı oluşumu yapabilir.

Vitamin B6: Tavuk, balık, yeşil yapraklı sebzeler, patates, muz, kuruyemiş, kepekli ekmekte bulunur, aslen bazı sinir tahribatlarının tedavisinde kullanılsa da 6 aydan uzun süre 100 mg üzerinde kullanılması sinirlerde tahribatı arttırabilir, günde 2000 mg üzeri kullanımlarda sinirlerdeki tahribat çok daha hızlı olur.

Vitamin K: Kanda pıhtılaşmayı sağlayan ve hayvansal kaynaklı olan bu vitamin fazla alınımı ancak tedavi sırasında yüksek doz verilmesiyle olur, bu kişilerde kanın pıhtılaşma ve emboli oluşma riski oluşabilir.

Vitaminlerin bilinen belli başlı toksik etkileri yukarıda özetlendiği gibidir. Günümüz çevresel şartları, beslenme bozukluğu, fast food beslenme alışkanlığı, sigara, alkol kullanımı ve sentetik madde katkıları nedeniyle besinlerin vitamin değerleri değişmektedir. İnsanların belli dönemlerde vitamin takviyesine başvurması gerekmektedir, ancak bu tip durumlarda izlenecek en iyi yol hekime başvurarak doğru dozda, doğru vitamini kullanmaktır.

Vitaminler Nedir ? A vitamin , B Vitamin , C Vitamini ,Vitamin Çeşitleri



Labels:

Vitamin Çeşitleri En Fazla Hangi Besinlerde Bulunur?

23 Eylül 2008 Salı

Hangi besinlerde bulunur?
D vitamininin başlıca kaynağı, güneş ışınlarıdır. Güneşlenme ile günlük gereksinimin yüzde 80?i karşılanır. En çok yağlı balıklar, karaciğer, yumurta sarısı, peynir, tereyağı, süt ve mantarda bulunur.

Eksik alınırsa nelere yol açar?
Çocuklarda raşitizm, yetişkinlerde ve menopoz dönemindeki kadınlarda osteoporoz ve osteomalasia denilen kemik hastalıkları, akciğer, kolon ve prostat kanseri riski artar. Bebeklerde dişler düzensiz ve geç çıkar, bıngıldak geç kapanır.

D vitaminli besinler nasıl korunmalı?
Işığa ve ısıya duyarlıdır.
Pişme esnasında

D vitamini aktivitesinde yüzde 20 oranında kayıp olur.

Fazla alınırsa nelere yol açar?
Zehirlenme, kanda kalsiyumun artması ve bu mineralin organlarda birikmesine yol açar. Bu da hücre metabolizmasının bozulmasına ve hücrelerin ölümüne neden olur.

Günlük doz ne kadar olmalı?
Süt bebekleri 10-15 mcg, çocuklar en fazla 10 mcg, kadınlar ve erkekler en fazla 15 mcg, hamileler 10 mcg ve süt veren anneler 10 mcg almalıdırlar. 150 gram konserve tonbalığında 21 mcg ve 1 bardak (200 ml) sütte 0.12 mcg D vitamini bulunur.

Kimler daha çok almalı?
Alkolikler, et ve süt ürünlerini tüketmeyen vejetaryenler, böbrek yetmezliği olanlar, güneşi az bölgelerde yaşayanlar, balık ve süt ürünlerini yeterince tüketmeyen kişiler, bebekler ve yaşlılarda gereksinim artar.



Labels:

Vitamin Nedir?

10 Eylül 2008 Çarşamba

Vitamin sözcüğü Polonyalı, biyokimyacı Casimir Funk tarafından 1912′de kullanılmıştır. Vita Latince, hayat demektir, -amin son eki ise amin sözcüğünü kastetmektedir. Zira o dönemde tüm vitaminlerin amin oldukları sanılmaktaydı. Bugün bunun yanlış olduğu bilinmektedir.

Vitaminler besinlerimizde bulunmadığı zaman, metabolizmada bozukluklara yol açabilirler. Vitaminler vücudun sağlıklı gelişimi, sindirim fonksiyonları, enfeksiyonlara karşı bağışıklık kazanması açısından oldukça gereklidir. Ayrıca vücudumuzun karbonhidrat, yağ ve proteini kullanmasını da sağlarlar.

Vitaminler vücutta “yakılmaz”, yani vitaminlerden doğrudan enerji (kalori) alınmaz. Vücut, her vitaminden gerekli olan miktarın kan dolaşımında sürekli mevcut olmasını sağlar. Suda çözünen vitaminlerin fazlası vücut sıvıları ile atılırken, yağda çözünen vitaminlerin fazlası ise yağ dokusunda depolanır. Depolandıkları için yağda çözünen vitaminlerin aşırı dozu zararlı olabilir. Özellikle vitamin A ve D’nin tüketiminde dikkatli olmak gerekir. Vitaminler bütün hücrelerde az miktarda depolanır. Bazı vitaminler ise büyük ölçüde karaciğerde depolanır. Örneğin karaciğerde depolanan A vitamini hiç vitamin almayan bir kişiye 5-10 ay kadar yetebilir ve karaciğerin D vitamini deposu dışarıdan hiç D vitamini almayan bir kişi için genellikle 2-4 ay kadar yeterlidir.

Suda çözünen vitaminlerin vücutta depolanma oranı nispeten düşüktür. Bu, özellikle B vitaminlerinin birçoğu için geçerlidir. B kompleks vitaminleri eksik alan bir kişide bu eksikliğin belirtileri bazen birkaç günde ortaya çıkar. B12 vitamini bunun dışındadır, çünkü B12′nin karaciğerdeki deposu kişiye bir yıl veya daha uzun süre yetebilir. Suda çözünen bir başka vitamin olan C vitamininin yokluğu birkaç haftada belirtilerin ortaya çıkmasına yol açabilir. C vitamini eksikliğinden kaynaklanan skorbüt hastalığı ise 20-30 hafta içinde ölümle sonuçlanabilir.



Labels:

Etiketler