Vitaminler Hakkında Bilgi Ve Vitaminlerle Sağlıklı Kilo Verme Alma...

Ana Sayfa Kilo Alma Vitamin Çeşitleri Diyet

Kategoriler

Popüler Yayınlar

Lazer Epilasyon Nasıl Yapılır . Güzellik Merkezi

9 Kasım 2008 Pazar

Lazer epilasyon, lazer ışınının, kıla rengini veren pigmentler tarafından emilerek ısıya dönüşmesi, bu ısının kıl köklerine taşınması ve kıl papilasını tahrip etmesi ve böylece kalıcı olarak tüylerin çıkmasının engellenmesi işlemidir.
Lazer ile epilasyonda önemli olan olan kökünün tamamen tahrip edilmesidir. Lazer ışığının uygun tipte olmaması ve ısının yeteri kadar derine inememesi, kılı görüntüsel olarak cildimizden temizlesede ciltaltında yüzeysel bir etki yaratmakta ve aynı noktadan tekrar tüy çıkabilmektedir. Kalıcı bir lazer epilasyonun başarısını en az 6ay (bölgeye göre 1yıla kadar çıkabilir) gibi bir süre, uygulama yapılmadığı süre içinde tüyün çıkmaması durumunda anlayabilmekteyiz. Unutmayalım ki kılı yakmak ile kalıcı olarak kıl kökünü tahrip etmek çok farklı bir iş. Kıl kökünün tahrip edilemediği birçok lazer veya IPL uygulamasında başarısızlık en az 1 yıl sonra anlaşılabilmekte.

Her cilt aynı değildir. Cilt tipi ve tüy rengi insandan insana farklılık göstermektedir. Özellikle koyu renkli ciltlerde, cilde rengini veren melanin pigmentleri daha fazladır. Tüy renkleri de yine kişiden kişiye değiştiği gibi yüz ve vücut bölgesinde de farklılıklar göstermektedir. Yüz bölgesindeki tüyler daha yoğun ve kökleri derinde bulunurken vücuddaki tüyler daha az yoğun ve kökleri kimi bölgelerde derinde kimi bölgelerde yüzeyde bulunmaktadır. Kıl köklerinin deride 0,5-1 mm ile 7 mm arasına bulunduğunu söyleyebiliriz.

Bütün cilt tiplerinde ve vücudun farklı bölgelerinde bulunan farklı yapı ve renkteki tüylerin etkin olarak yok edilmesinde, kullanılacak lazerlerin dalgaboyu, enerji seviyeleri, enerji atım kabiliyetleri ve diğer teknik özellikleri oldukça önem taşımakta ve değişik cilt ve tüy tiplerine göre farklı farklı yaklaşımlar gerektirmektedir.

Labels:

Çinko , Çinko Nedir?

Çinko mavimsi açık gri renkte olan bir metaldir. simgesi Zn dir.

Kullanım alanları Çinko, dünyada yıllık kullanım miktarı açısından demir, alüminyum, ve bakırdan sonra gelir. Çinko:

* korozyondan korunma amacıyla, çelik gibi diğer metallerin galvanize edilmesinde,

* pirinç, nikelli gümüş, değişik lehimler, alman gümüşü gibi alaşımların yapımında,

* genellikle otomotiv endüstrisinde döküm kalıplarında,

* pillerin gövdelerinin yapımında kullanılır.

* Çinko oksit, sulu boyalarda beyaz pigment olarak ve lastik sanayiinde aktivatör olarak kullanılır. Reçetesiz satılabilen bazı merhemlerin bileşiminde bulunur ve ince bir tabaka halinde uygulandığında cildin su kaybetmesini önler. Yazın güneş, kışın da soğuk yanıklarına karşı koruyucudur. Bebeklerin bez bağlanan bölgelerinde çok az miktarda kullanılarak ciltte meydana gelebilecek kızarıklıklar önlenebilir. Yaşa bağlı göz hastalıklarının tedavisinde de kullanılır.

* Çinko klorür, deodorantlarda ve ahşap koruyucu olarak kullanılır.

* Çinko sülfür, karanlıkta parlayan pigment olarak saatlerin akrep ve yelkovanlarında kullanılır.

* Çinko metil, (Zn(CH3)2) pek çok organik maddenin sentezinde kullanılır.

* Çinko, pek çok günlük vitamin ve mineral ilaçlarının bileşenidir. Cildin ve kasların erken yaşlanmasını önleyen anti-oksidan özellikler taşıdığına inanılmaktadır.



Labels:

Hangi vitamin neden ne kadar alınmalı? Masaj Kursunda Bunlar Hakkında Bilgi Verirler

Vitamilerin Ne Kadar Alınmalı Ve Fazla Alınması Durumundaki Zararlar Nelerdir Bu Sitede Yer Almaktadır Vitaminlerin Ve Vitamin Çeşitlerinin Ne Kadar Alınmalıdır..

Newsweek dergisi, son sayısının kapağını beslenme şeklinin sağlık üzerindeki etkilerine ayırdı. Harvard Tıp Fakültesi ve Amerikan Beslenme Bilimi Derneği'nin hazırladığı dosyada, vücudu sayısız hastalığa karşı koruyan vitaminlerin hangi besinlerde olduğu, ne dozda alınması gerektiği incelendi. İşte o sonuçlar:

B6 VİTAMİNİ
Neye yarar?: Damarlara zarar veren 'homocysteine' isimli kimyasalın seviyesini düşürür.
Dozu: 31-50 yaş: günde 1,3 mg 51+: Günde 1,5-1,7 mg
Kaynaklar: Baklagiller, et, balık, turunçgiller, muz, karpuz.

B12 VİTAMİNİ
Neye yarar?: Sinir hücrelerini korur. Hafızayı güçlendirir. Dozu: 31+: günde 2,4 mg. Kaynak besinler: Et ve süt gibi hayvansal ürünler, güçlendirilmiş tahıllar.

C VİTAMİNİ
Neye yarar?: Katarakt ile meme ve mide gibi bazı kanser türlerine yakalanma riskini azaltır. Dozu: 31+: 75-90 mg
Kaynak besinler: Turunçgiller, brokoli, dolmalık biber, lahana, çilek.

FOLİK ASİT
Neye yarar?: Hamilelikte alınırsa doğumdan gelen kusurları önler, kolon kanseri ve Alzheimer'a karşı koruyucudur. Dozu: 31+: Günde 400 mcg. Hamilelerde: 600 mcg. Kaynak besinler: Ekmek, makarna ve kahvaltılık gevrekler, baklagiller, ıspanak, brokoli ve portakal suyu.

A VİTAMİNİ
Bulgu ve endişeler: Görme yeteneğini korur, katarakt riskini azaltır. Ancak fazlası kemiklere zarar verebilir. Dozu: 31+: erkeklerde 3000 IU (uluslararası birim), kadınlarda 2333 IU Kaynaklar: Havuç, tatlı patates ve mango.

D VİTAMİNİ
Neye yarar?: Kalsiyumla birlikte alındığında kemik kırılmasına karşı korur. Yüksek dozda alındığında kolon, meme ve yumurtalık kanserini önlemeye yardımcı olur.
Dozu: 31-50 yaş: günde 200 IU 51-70 yaş: 400 IU Kaynak besinler: Süt ve tahıl, balık ve margarin.

E VİTAMİNİ
Neye yarar?: Hücrelere zarar veren molekülleri etkisiz hale getirir. Prostat kanserine ve Alzheimer'a karşı korur. Dozu: 31+: Doğal kaynaklardan 22 IU veya 33 IU sentetik E vitamini.
Kaynak besinler: Yeşil yapraklı sebzeler, kabuklu yemişler, bitkisel yağlar ile tahıllar.

K VİTAMİNİ
Neye yarar?: Kan pıhtılaşması için gereklidir, kemikleri korur. Dozu: 31+: Günde 90-120 mcg (mikro gram).
Kaynak besinler: Yeşil yapraklı sebzeler, süt ve süt ürünleri, yumurta, tahıllar ve karaciğer.

KALSİYUM
Bulgu ve endişeler: Kemikler için çok önemlidir. Ancak bazı araştırmalar, çok yüksek dozda alınan kalsiyumla prostat kanseri arasında bağlantı olduğunu gösterdi. Dozu: 31-50 yaş: günde 1000 mg 51+: günde 1200 mg
Kaynak besinler: Süt, peynir, yoğurt, brokoli, lahana ve portakal suyu.

MAGNEZYUM
Neye yarar?: Kalbi korur ve kan basıncını düşürür. Dozu: 31+: Erkeklerde 420 mg, kadınlarda 320 mg.
Kaynak besinler: Yeşil yapraklı sebzeler, fıstık, ceviz, tam tahıllardan yapılan spagetti, tahıllar ve baklagiller.

POTASYUM
Neye yarar?: Hipertansiyon riskini azaltır, kemiklerin mineral yoğunluğunu artırır.
Dozu: 31+: günde 4700 mg Kaynak besinler: Kırmızı ve beyaz et, balık, süt, bamya, muz, domates, dolmalık biber ve portakal.

DEMİR
Neye yarar?: Kandaki oksijen akışını sağlar. Vejetaryenlerin ekstra demire ihtiyacı olabilir. Dozu: 31-50 yaş: Erkeklerde günde 8 mg, kadınlarda 18 mg. Kaynak besinler: Et, tahıllar, yumurta, kabak çekirdeği, kepek ve ıspanak.

SELENYUM
Neye yarar?: Bazı kanser türlerinden korur. Özellikle prostat kanseri riski taşıyan erkeklere faydalıdır. Dozu: 31+: Günde 55 mcg Kaynaklar: Deniz ürünleri ve karaciğer.

Selenyum, Demir, Potasyum, Magnezyum, Kalsiyum, K Vitamini, E Vitamini, D vitamini, A Vitamini, C Vitamini, B6 vitamini, Faolik Asit Bu Sitede Yer Almaktadır. Hangi vitamin neden ne kadar alınmalı? Masaj Kursunda Bunlar Hakkında Bilgi Verirler

Labels:

Boyunuzun uzaması İçin Gereken Vitaminler

En uygun beslenme tarzı, sebze, meyve ve proteinlerin dengeli alınması. Sağlıklı bir gebelik sonunda genellikle kız çocukları 48 cm, erkek çocukları 50 cm boyunda doğuyor ve süratle uzamaya devam ediyorlar. Normal kemik büyümesi için yeterli proteinin alınması, A, C, D vitaminleri, kalsiyum, fosfor ve iyotlu gıdaların yeterli miktarda tüketilmesi gerekiyor. Çinko ve bakır gibi elementler de boy uzaması için oldukça gerekli mineraller. Fakat "bu vitamin ve mineraller ne kadar fazla alınırsa boy o kadar uzun olur" diye düşünmemek gerekir. Bunlar sadece boyun normal şekilde uzamasını sağlar ve eksikliğinde boy kısalığı görülebilir.

Protein ve gerekli minerallerin yeterince alınabilmesi için et ve süt ürünlerinin çocukluk ve ergenlik döneminde düzenli olarak tüketilmesi gerekiyor. Çiğ yenebilecek sebze ve meyvelerin mümkün olduğunca pişirilmeden yedirilmesi gerekiyor. Her türlü katı gıdayı alabilen çocuklarda ek vitamin takviyesine gerek olmuyor. Alınan ek vitaminlerin boy uzamasına bir katkısı bulunmuyor.

Gereğinden fazla alınan protein ve kalori de boyu uzatmıyor.

Beslenme yetersizliği boy kısalığı nedenlerinin başında gelir hatta en önemlisidir. Yiyecekler boy uzamasında ne ölçüde etkilidir ya da bir etkisi var mıdır? Evet kesinlikle vardır hatta gıdaların boya etkisi hamilelik döneminde başlar. Çocuğun normal boylu olabilmesi için anne sağlıklı, düzenli ve dengeli beslenmeli, sigara ve alkolden uzak durmalı, hamilelik döneminde diyet uygulayacaksa bu diyet çok sıkı olmamalı hatta kilo vermek için çalışmamalıdır. Ayrıca fazla alınacak kiloların da gebeliğin sağlıklı şekilde sürmesini engelleyebileceği unutulmamalıdır.

Çocukluk döneminde iyi bir gelişim için uyku çok önemlidir. Düzenli uykunun, zihinsel ve fiziksel gelişim için önemi, bilimsel olarak kanıtlanmıştır.



Boyunuzun uzaması İçin Gereken Vitaminler Bu Sitede Mevcuttur..Vitamin Çeşileri, Vitamin Türleri, Boy Uzatan Vitaminler


Boyunuzun uzaması İçin Gereken Vitaminler



Labels:

A Vitamini Nedir A Vitamini İçin Yemeniz Gereknler Ve Vitamin Çeşitleri

A vitamini, Göz problemlerini ve körlüğü önler. Bağışıklık sistemini kuvvetlendirerek cilt sorunlarını engeller. Ayrıca sindirim sisteminde oluşan ülserleri tedavi eder; soğuk algınlığına ve böbreklerde, mesanede, akciğerlerde ve mukus zarlarında enfeksiyonlara karşı vücudu korur.

A vitamini dokuların bakım ve onarımı, yeni hücrelerin gelişmesi, kemiklerin ve dişlerin oluşumu için de önemlidir. Antioksidan olarak faaliyet yaparak hücreleri kansere ve diğer hastalıklara karşı korur, yaşlanma sürecini yavaşlatır, yağ depolanmasına yardımcı olur. A vitamininin vücut açısından diğer bir önemi, proteinlerin A vitamini olmadan kullanılamamasıdır.

A vitamini eksikliği çok sık görülmemekle birlikte, eksikliğinde derinin pullanması, akne gibi cilt sorunları, iskelet gelişiminin duraklamasını içeren büyüme eksikliği, kornea ile ilgili sorunlar ve körlük görülebilir. Ayrıca A vitamini eksikliğinde bağışıklık sistemi ve vücut direnci azaldığından, vücut enfeksiyona daha açık hale gelir ve daha kolay hastalanır.

Retinol, A vitaminin besin olarak alınan haline denir.

Karaciğer, böbrek, süt ve yumurta gibi hayvansal gıdalarda daha bol bulunmakla birlikte, buğday, havuç, mantar ve baklagillerde A vitamini açısından zengindir.


A Vitamini Nedir A Vitamini İçin Yemeniz Gereknler Ve Vitamin Çeşitleri



Labels:

Hangi Meyve Sebzeler Hangi Hastalıklara İyi Gelir

Hangi Meyvelerin Ve Sebzelerin İnsanların Hastalıklarına Karşı Yiyecek Oldukları Meyve Sebzzeler Hangileri Ve Hangi Meyve Sebzeler Ne iş Yapar Karı Nedir Bu Sitede Mevcuttur Vitamin Sitesi.

* Elma: İlaçlarda aspirinin karşılığı konumundadır.

* Papatya çayı, hardal ve tarçın: Mideyi düzenler.

* Avokado: Kolesterol dengesini sağlar.

* Çikolata, Patates ve İstiridye: Depresyona karşı savaşır.

* Bezelye: B vitamini ve protein deposudur. Kalp rahatsızlıklarına karşı etkilidir.

* Kepek: Bağırsak rahatsızlıklarını tedavi eder kanser riskini azaltır.

* Günde 20 kiraz: 1 aspirin etkisi yapar.

* Soğan: Sarımsakla birlikte enfeksiyonlarla mücadele eder. Soğan ayrıca, kemik erimesine de iyi gelir.

* Nane: İdrar söktürücü özelliğe sahiptir. İçerdiği mentol, midenin normal işlevini görmesine neden olur. Grip ve ülser riskini azaltır.

* Hindistan cevizi: Kusmayı engeller, basur tedavisinde etkilidir.

* Meyan kökü: Adrenalini yükseltir, insanın strese girmesini engeller, kan basıncını düşürür.

* Ekmek: Şekerli yiyecek yenildiğinde içindeki asitler dişlere her 20 dakikada bir saldırır.

* Yoğurt veya beyaz peynir: Diş sağlığı için kalsiyum deposu olan bu iki yiyecek tercih edilmelidir.

* Üzüm: İçerdiği “elajik asit” sayesinde, menopozun neden olduğu kemik erimesine karşı koruma görevi yapar.

* Kekik: Timol adı verilen bir tür doğal yağ, vücuttaki diğer yağların parçalanmalarını sağlar. Kekik yağı banyoda sürüldüğü zaman romatizma ağrılarını büyük oranda azaltır.

* Zencefİl: Uyarıcı etkileri kan damarlarını genişletip kan dolaşımını artırarak romatizma ağrıları ve yanmaları yok eder.

* Pancar: Böbrekleri çalıştırır. Vücuttaki tuz oranını dengeler. Bu sayede böbrekler ve idrar yollarının çalışmasını destekler.

* Muz: İçerdiği potasyumla, kalbin düzenli olarak çalışmasını ve tansiyonun düzenli olmasını sağlar.

* Kavun: Orta boy bir kavunun yarısı, günlük C vitamini ihtiyacını tamamen karşılar. Böbrekleri rahatlatır.

* Mercimek: Çözünebilir lif içermesi sayesinde kandaki kolesterol oranını düşürür. Bu nedenle diyabet ve kalp hastaları için kaçınılmaz bir besindir.


* Ispanak: Antioksidan özelliği taşıyan A vitaminine dönüşen betakaroten içerir. Sağlıklı gözler için gereklidir.

Hangi Meyve Sebzeler Hangi Hastalıklara İyi Gelir Vitaminsiz Seniz Bu Sitedeki Vitamin hakkında Yamış Olduğumuz Meyve Sebzeleri Kullana Bilirsiniz..Yararlı Meyveler Sebzeler Vitamin Çeşitleri Vitamin Vitaminler Bu Sitede Mevcuttur.

Labels:

Yararlı Vitaminler Ve Meyve Sebzeler Vitamin Çeşitleri

Vucudunuzun Gelişe Bilmesi Ve Sağlıklı Bir Yaşam Sürdürmek İçin Vitaminler Cok Önemli Besin Kaynaklarıdır Vitaminler. Ben Sizin İçin En Yararlı % Vitamini Araştırıp Buldum Ve Sizle Paylaşıyorum..

En yararlı 5 sebze:
Ispanak:
İçinde sanıldığından daha az demir olduğu için işe yaramaz olduğunu zannediyorsanız, yanılıyorsunuz. Ispanak, zengin bir beta-karoten kaynağıdır. Aynı zamanda, C vitamini, folat, demir, potasyum ve kalsiyum içerir.

Tatlı patates:
Bolca potasyum içerir. Ayrıca C vitamini, beta-karoten ve lif de içerikleri arasındadır.

Lahana:
Beta-karoten, C vitamini, folat, kalsiyum ve lif içerir.

Havuç: Bol miktarda beta-karoten ve lif içerir.


Kırmızı dolmalık biber:
Tam bir C vitamini kaynağı olan tatlı kırmızı biberde aynı zamanda beta-karoten ve lif de vardır.

Vitamin Vitamin Çeşileri Yararlı Meyveler Sebzeler Bu Konular Hakkında Tüm Bilgileri Bu Sitede Bulabilirsiniz.Yararlı Vitaminler Ve Meyve Sebzeler Vitamin Çeşitleri Bu Sitede Vitamin Ve Vitamin Çeşitlerini Bulabilirsiniz.

Labels:

6 Kasım 2008 Perşembe

Yediklerimizde vitamin buldunmadığı zaman metabolizmada bozukluklar ortaya cıkabilir.
Vitaminler Vücudumuzun Sağlıklı gelişmesini ve sindirim foksiyanları enfeksiyonlara karşı bağışıklık kazanması açısından oldukça gereklidir.Ayrıca vucudumuzun karbonhidtat, yag ve protein kullanmasını da sağlar ..

Vitaminler vucutta yakılmaz enerji harcadıgımızda kalori gibi değildir vitaminler Vitaminler bütün hücrelerde az miktarda depolanır

Labels:

İnsanlar İçin Minareller Vitamin çeşitleri

4 Kasım 2008 Salı

Bu Kaynak Vikipedi'den Alınmıştır

Mineraller İnsanların Doğal olarak Vitaminli Beslenmeleri İçin Belirli Bir Kimyasal Formüldür.Vitamin Çeşitleri

Mineral doğal şekilde oluşan homojen, belirli kimyasal bileşime sahip ve belirli bir kristal öz yapıları olan inorganik kristalleşmiş katı bir cisimdir. Buna göre minerallerin özelliklerini şöyle sıralayabiliriz:

  1. Doğal olarak oluşur.
  2. Herhangi bir parçası bütününün özelliklerini taşır.
  3. Belirli bir kimyasal formülü vardır.
  4. Katı halde olup nadiren sıvıdır.
  5. İnorganiktir. (yani doğada bulunur)

Mineralojinin oluşan maddeleri ihtiva ettiği için bu bakımdan sınırlandırılmıştır. Teknolojinin ilerlemesiyle a sentetik olarak elde edilen kimyasal bileşikler mineral sayılmazlar. Bu yapay bileşikler halindeki katı maddelere doğada tabii halde rastlanmaz. Dolayısıyla da doğal şartlarda oluşturulamazlar. Bu tür katı maddelere "yapay mineraller" adı verilebilir. Bu tür yapay mineraller de, tabii minerallerde olduğu gibi benzer kristal iç yapılarına sahiptir.

Minerallerin doğada veya deneysel olarak yapılan incelemelerde de gözlendiği gibi, oluşum şartları bunların belirli fizikokimyasal şartlarda (belirli sıcaklık ve basınç altında ve ortamın kimyasal durumu gibi) oluşurlar. Buradan mineralojinin bir amacının da minerallerin oluşturduğu yerkabuğunun kimyasal ve fiziksel yapısının öğrenilmesi, yerkabuğunun tarihinin bilinmesi ve yeraltı kaynaklarından yararlanılması olduğunu anlıyoruz.

Mineraller belirli bir kimyasal bileşime sahiptirler. O halde her mineral bir kimyasal formül ile ifade edilir. Minerallerin kimyasal formülleri genellikle sabittir. Ancak belirli sınırlar içinde belirli kaidelerle değişebilir. Çok ender olarak saf elementler (altın, gümüş, bakır vs) şeklinde oluşan mineraller, yerkabuğunda meydana gelen doğal fizikokimyasal olayların ürünleridir.

Minerallerin bir diğer özelliği de inorganik oluşudur. Yerkabuğunda bulunan petrol, kömür, fosil ve reçine gibi maddeler mineralojinin kapsamına girmez. Ancak nadir de olsa organik mineraller de vardır. Mesela "kehribar" gibi.

Minerallerin katı olmaları düzenli bir atomsal iç yapıya sahip olduklarını gösterir. Mineral kristallerinin dış yapıları incelendiğinde düzgün geometrik dış şekilli oldukları görülür. Yine aynı şekilde iç yapılarının da düzgün olduğu görülür. Minerallerin "cıva" gibi sıvı olan tipleri de vardır.

Mineraller homojen bir yapıya sahiptirler. Alınan bir mineral örneğinin her tarafı aynı mineralden ibaret olmalıdır. Ancak her mineralde az veya çok yabancı mineral varlığı bulunmaktadır. Yabancı madde oranının çokluğu, mineralin özelliklerini değiştirir. Esasta; gözle görülebilen boyutta homojen olması basit tanımlama için yeterlidir.Verilebilecek en iyi mineral örneklerinden bazıları:Kuvars,Gümüş,Mika, Selenit,Galen,Demir,Yakut,Elmas tır.

Mineraller, vitaminlerin ve diğer besin maddelerinin etkin bir şekilde kullanılmasını sağladıkları için insan sağlığı açısından da önemlidir ve yeterli miktarlarda alınmalıdırlar.

Mineraller , Vitamin Çeşitleri, Bu Sitede Yer Almaktadır.



Labels:

Vitamin Ve Vitamin Çeşitleri Minaraller B1..B7 A Vitamin Vb

3 Kasım 2008 Pazartesi

Vitamin İnsanların en Önemli Gereksinimidir .Vitaminli Yiyecekleri Yerseniz Saglıklı Bir Yaşam Sürdürürsünüz...

VİTAMİNLER

Canlılardaki normal vücut metabolizması için, az miktarda ama mutlaka gerekli olan organik bileşikleridir. İnsanın dengeli bir beslenme yapabilmesi, protein, karbonhidrat ve yağın yanında yeterli vitaminleri de almasına bağlıdır. Besinlerle alınan vitaminler sindirime uğramadan, doğrudan emilerek kana karışırlar.

I. Vitamin Çeşitleri:

Vitaminler yağda eriyenler ve suda eriyenler olmak üzere iki gruba ayrılırlar.

a) Yağda eriyen vitaminler: Yağda ya da yağ çözücüde eriyen vitaminlerdir. Fazla alınmaları durumunda karaciğere depo edilebilirler. Bu nedenle, bu vitaminlere bağlı hastalıklar nadir görülür. Örneğin, karaciğerde depolanan A vitamini, bu vitaminde hiç almayan bir kimseye on ay kadar yetebilir. Yağda eriyen vitaminler A,D,E ve K vitaminleridir.

A vitamini : Bu vitamin eksikliğinde büyüme ve gelişme yavaşlar. Çünkü E vitamini ile beraber büyümede de etkilidir. Yetersiz alındığında, merkezi sinir sisteminde bozukluklar çıkar. Göz dokularında bozulmalar ve gece körlüğü başlar. İnsan A vitamininin iki şekilde karşılayabilir: Birincisi ; A vitamini halinde, karaciğer, yumurta sarısı, balıkyağı ve tereyağında bulunur. İkincisi; provitamin A (karoten) halinde, vücuda alındıktan sonra ince bağırsak ve karaciğerde A vitaminine çevrilir ve karaciğerde depo edilir.

D Vitamini : Bu vitamin eksikliğinde kalsiyum ve fosfor metabolizması bozulur ve kemikleşme olmaz. Çocuklarda kemik eğriliği olarak görülen raşitizm hastalığı orta çıkar. Bu vitamin balık yağı, süt, yumurta akı ve karaciğerde bulunur. D vitamini öncül maddesi basız bitkisel ve hayvansal besinlerle vücuda alınarak, deriden güneş ışığının yardımıyla D vitaminine dönüştürülebilir.

UYARI : A ve D vitaminleri suda erimedikleri için, vücuttan atılamaz ve depolanırlar. Bu nedenle fazlası vücuda zarar verir.

E vitamini : Özellikle bitki tohumlarından elde edilen yağlarda bulunur. Günlük besinlerde bulunduğu için eksikliği fazla görülmez. E vitamini eksikliğinde kısırlık görülür. Bu vitaminin eksikliğinde ayıca karaciğer, kalp ve damar hastalıkları ortaya çıkar ve büyüme yavaşlar.

K Vitamini : İnsan vücudunda, bağırsakta yaşayan bakteriler tarafından sentezlenir. Balık, et, süt ve yeşili sebzeler K vitamini bakımında zengindir. Bu vitamin eksikliğinde kanın pıhtılaşması gecikir. Çünkü bu vitamin pıhtılaşmada etkili olan bir maddenin karaciğerde yapılmasını sağlar.

b) Suda eriyen vitaminler : B grubu olarak adlandırılan B1, B2, B3, B5, B6, B7, B9, B12 ve C vitamini suda eriyen vitaminlerdir. Fazlası vücutta depo edilemez. İdrarla atılır. Bu nedenle her gün ihtiyaç kadar alınması gerekir.

B1 Vitamini ( Thiamin ) : Vücuda az alındığında, iştahsızlık dirençsizlik ve kas krampları görülür. Fazla eksik olursa beri beri denilen sinir sistemi zayıflaması hastalığı ortaya çıkar. B1 vitamini tahıl kabuklarında bol miktarda bulunur.

UYARI : B1 vitamini içeren yiyecekler suda pişirilirken, vitaminin büyük kısmı suya geçer. Bu nedenle bu su atılmayıp kullanılmalıdır.

B2 Vitamini ( Riboflavin ) : Büyüme ve gelişme için gerekli bir vitamindir. Karbonhidrat, protein ve yağlardan enerji elde edilmesinde etkilidir. Vücuda demir emilimini kolaylaştırır. Solunum enzimlerinin yapısına katılır. Eksikliğinde deride beyazlıklar, tırnakların kırılması, deri ve ağızda yaralar oluşur.

B3 Vitamini ( Niasin=Nikotinik Asit=PP ) : Karbonhidrat, protein ve yağ metabolizmasında rol oynar. Eksikliğinde deride yaralar, saçlarda ağarma, dökülme, kepeklenme ve sinir sistemi bozuklukları görülür. Eksikliğinde vücudun özellikle ışık gören kısımlarında kırmızı deri yangısı şeklinde ortaya çıkan pellegra hastalığı görülür. Hastalığın ilerleyen safhalarında ruhsal dengesizlikler ortaya çıkabilir.

B5 Vitamini (Pantotenik Asit ) : Karbonhidrat,protein ve yağ metabolizmasında etkilidir. Eksikliğinde deride yaralar,saçların renginin değişmesi,sinir sistemi bozuklukları ve saç dökülmesi görülür.

B6 Vitamini (Pridoksin ) : Alyuvarlarda solunum gazlarını taşıyan, hemoglobinin sentezinde gereklidir. Eksikliğinde kan yapımında ve sinir sistemine bozulma, sinirlilik, uykusuzluk ve yorgunluk görülür.

B7 Vitamini (Biotin ) : Bu vitamin enzimlerin yapısına katılan koenzim olarak görev yapar. Karaciğerde amonyaktan üre oluşumunda, yağ asitleri ve amino asitlerin kullanılmasında etkilidir.

B9 Vitamini (Folik Asit ) : Kemik iliğinde kan hücrelerinin yapımında ve amino asit metabolizmasında görevlidir. Eksikliğinde kansızlık (anemi ) ve deride yaralar görülür.

B12 Vitamini (Kobalamin ) : Protein metabolizması için gereklidir. Kemik iğlinde kana yapımında görev alır. Bu vitaminin eksikliğinde kansızlık, iştahsızlık, yorgunluk ve ruhsal bozukluklar görülür. İnsanda bağırsakta yaşayan bakteriler bu vitamini sentezlerler.

C Vitamini : Hücre metabolizmasında, zehirlerin etkisini yok etmede, hücreler arası maddenin oluşmasında, yaraların iyileşmesine, kan yanında ve hemoglobinin yapımında rol oynar. Eksikliğinde damar duvarlarındaki hücrelerin yapısı bozulur. Bu durumda kan kılcal damarlardan sızar. İlk olarak diş etlerinde kanamalar şeklinde ortaya çıkar. Belirtileri bu şekilde olan hastalık skorbüt adını alır.

II. Vitaminlerin İnsan Vücudu İçin Önemi :

İnsan vücudu vitaminleri ve vitamin öncüllerini (provitamin a gibi ) dışarıdan hazır almak zorundadır. Vitaminler vücuttaki reaksiyonları gerçekleştiren enzimlerin yapısına katılırlar. Bu nedenle vitamin eksikliklerinde reaksiyonlar gerçekleşmez.

Vitaminlerin vücuttaki bazı önemli görevleri şunlardır :

Büyüme, gelişme ve üremeyi sağlamada etkilidirler.

Vücudu hastalıklardan korur direncini arttırır.

Vücudu kansızlıktan ve kanamadan korur.

İskelet sisteminin oluşumu ve gelişmesinde özellikle kemiklerin sertleşmesinde etkilidirler.

UYARI : Vitaminler kolay bozulurlar. Örneğin; A, C, D ve E vitaminleri oksijenle temas ettiklerinde, A, B, E ve K vitaminleri ışığa maruz kaldıklarında, C ve E vitaminleri de demire temas ettiklerinde bozulurlar.

III. Vitamin Bakımından Zengin Besinler :

Vitaminlerin kaynağı çoğunlukla yeşil bitkilerdir. İnsanlar vitamin ihtiyaçlarını ya doğrudan bitkileri yiyerek , ya da bitkilerle beslenen hayvanları yiyerek karşılarlar. Vitamin bakımından zengin besinler ve vitamin eksikliğinde ortaya çıkan hastalıklar aşağıdaki verilen bilgilerde görülebilir.

Vitamin Adı

Besin Kaynağı

Eksikliğinde Görülen Rahatsızlıklar

A Vitamini

Yağ, Peynir, Süt, Karaciğer, Taze Yeşil sebze

Gece körlüğü, kalp ve böbrek hastalıkları, vücut direncinde azalma.

D Vitamini

Yağ, Süt, Yumurta Akı, Karaciğer, Balık Yağı

Kemik hastalıkları (Raşitizm, osteomalasi) dişlerde bozukluklar

E Vitamini

Bitkisel yağlar, tahıllar, yeşil yapraklı sebzeler

Karaciğer, kalp, damar hastalıkları, kısırlık, büyümede gerileme

K Vitamini

Balık eti, süt, yeşil yapraklı sebzeler

Pıhtılaşmada gecikme, karaciğer safra kesesi hastalıkları

B1 Vitamini

Bira mayası, tahıl kabukları, soya fasulyesi, karaciğer, dalak, böbrek

Sinir sistemi bozuklukları eklemlerde şişmeler, kalp yetmezliği

B2 Vitamini

Bira mayası, tahıllar, yeşil sebzeler, karaciğer, böbrek, et, süt, yumurta

Ciltte beyazlıklar, yaralar, sinir sistemi bozuklukları, kansızlık

B3 Vitamini

Karaciğer, kalp, balık, böbrek, ceviz, fındık, fıstık, baklagiller

Sinirsel bozukluklar, deride yaralar, sindirim sistemi bozuklukları

B5 Vitamini

Tahıllar, karaciğer, böbrek, yağ, kuru sebze, meyve

Deride yaralar saç dökülmesi, saçların renginin değişmesi, sinirsel bozukluklar.

B6 Vitamini

Bira mayası, tahıllar, pirinç, et, süt, baklagiller, yumurta

Sinirsel bozukluklar, Anemi, ciltte yaralar

B7 Vitamini

Yeşil sebzeler, karaciğer, böbrek

Sinirsel bozukluklar, ciltte yaralar

B9 Vitamini

Ispanak ve diğer yeşil sebzeler, karaciğer, böbrek

Deride yaralar, karaciğer ve sinir sistemi bozuklukları

B12 Vitamini

Et, balık, yumurta ve süt ürünleri

Kansızlık, sinir sistemi bozuklukları, yorgunluk, baş ağrısı

C Vitamini

Kuşburnu, kırmızı biber, yeşil yapraklı sebzeler, portakal, limon, patates

Diş eti kanaması, yorgunluk, yaraların geç iyileşmesi, (skorbüt) tembellik, isteksizlik , Vitamin Ve Vitamin Çeşitleri Minaraller B1..B7 A Vitamin , B Vitamin , C Vitamini


Labels:

Etiketler