Vitaminler Hakkında Bilgi Ve Vitaminlerle Sağlıklı Kilo Verme Alma...

Ana Sayfa Kilo Alma Vitamin Çeşitleri Diyet

Kategoriler

Popüler Yayınlar

Abdullah Tivnikli

18 Kasım 2008 Salı

Tartışılan isim Tivnikli Telekom yönetiminde

Türk Telekom'un tartışmalı olağanüstü genel kurulunda boşalan yönetim kurulu üyeliklerine atama yapıldı. CHP'li Kemal Kılıçdaroğlu'nun adını vermeden hakkında iddialarda bulunduğu Abdullah Tivnikli de Oger Telekomünikasyonu temsilen yönetime girdi.
Kemal Kılıçdaroğlu, Tivnikli'nin Telekom'da yüzde 10 hisseye sahip gizli ortak olduğunu iddia etmiş, Tivnikli bu iddiayı reddederek danışman olduğunu açıklamıştı.

Hazine adına TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin, Kültür Bakanlığı Müsteşarı İsmet Yılmaz ve Sivil Havacılık Genel Müdürü Ali Arıduru ile Ulaştırma Bakanlığı Müsteşarı Mehmet Habib Soluk da Telekom'un yeni yönetiminde görev alacak.

Denetim kurulunda ise imtiyazlı hisseyi Başbakanlık Müsteşarı Efkan Ala temsil edecek.

Oger Telekomünikasyon'a ait bulunan 2 denetim kurulu üyeliği ise belli bir süre Hazine tarafından kullanılacak.
Abdullah Tivnikli Hakkındaki Bilgiler
http://www.cnnturk.com/2008/turkiye/11/15/tartisilan.isim.tivnikli.telekom.yonetiminde/500687.0/index.html

Abdullah Tivnikli , Abdullah Tivnikli

yedikuleden sevgilerle


Labels:

A Dan Z Ye Tüm Şifalı Bitkilerin İsimleri

A'dan B'Ye TÜm Şifalı Bitkilerin İsimleri Hakkında Bilgi Bulablirsiniz.



Abdestbozanotu (pimpinella saxisfrage)
Acıağaç (kuvasya ağacı)
Acıbakla (termiye) Acıçiğdem (güzçiğdemi)
Adaçayı (salvia officinalis) Adamotu (köpekotu)
Adasoğanı (scille) Ağaçkavunu (utruç)
Ahlat (yaban armudu) Ahududu (ağaççileği)
Akasya (salkımağacı) Akdiken (geyikdikeni)
Akhuşağacı (kayınağacı) Alıç (ekşimuşmula)
Altınbaşakotu (solidago officinalis) Altınkökü (ipeka)
Amberbaris (kadıntuzluğu) Amberkabuğu (croton elutheria)
Anason (anis) Andızotu (atgözü)
Antep fıstığı (şam fıstığı) Ararot (maranta nişastası)
Ardıç (ephel) Ardıçkatranı ağacı (katran ardıcı)
Armut (pirus communis) Arpa (hordeum vulgare)
Aslanağzı (kurtağzı) Aslandişi (karahindiba)
Aslankuyruğu (yerpırasası) Aslanpençesi (alchemila vulgaris)
Aslanyağı (leontopidium alpinium) Asma (vitis)
Atkestanesi (hindkestanesi) Atkuyruğu (zemberekotu)
Ayçiçeği (gündöndü) Ayıüzümü (itüzümü)
Aylandız (kokarağaç) Aynısefa (gecesefası)
Ayrıkotu (ayrıkkökü) Ayva (sefercel)
Badem (prunus amygdalus) Bakla (ful)
Baldıran (ağuotu) Baldırıkara (fujer)
Balıkotu (hablülhilal) Ballıbaba (laminum)
Bamya (hibiscus esculentus) Banotu (konca)
Basurotu (küçükkırlangıçotu) Behmen (kavzakökü)
Bergamot (citrus bergamia) Besbase (macis)
Beşparmakotu (kazotu) Bezelye (pisum)
Biber (filfil) Biberiye (kuşdili)
Binbirdelikotu (hypericum calycinum) Bitotu (mezevek)
Boruçiçeği (çançiçeği) Böğürtlen (tilkiüzümü)
Börülce (karnıkara) Buğday (triticium vulgare)
Burçak (lathyrus) Centiyane (yılanotu)
Cevizağacı (koz) Ciğerotu (pulmonaria officinalis)
Civanperçemi (yaraotu) Çadırkuşağı (çadıruşağı)
Çakaleriği (prunus spinosa) Çamağacı (pinus)
Çamfıstığı (pinus pinea) Çarkıfelek (fırıldakçiçeği)
Çavdarmahmuzu (claviceps purpurea) Çay (transtraemiaceae)
Çemen (çimen) Çıfıtotu (kokarsedefotu)
Çınarağacı (platanus) Çiğdem (mahmurçiçeği)
Çilek (kocayemiş) Çirişotu (sarızambak)
Çitlembik (celtis) Çitsarmaşığı (convolvulus sepium)
Çivitağacı (indigo) Çivitotu (lsatis tinctoria)
Çoban düdüğü (meyhaneciotu) Çoban püskülü (ilex auifolium)
Çobançantası (çobankesesi) Çöp-i çini (smilax)
Çöpleme (boynuzotu) Çörekotu (siyah susam)
Çöven (sabunotu) Çuhaçiçeği (baharçiçeği)
Çürdükotu (çördekotu) Dalakotu (kurtluca)
Damkoruğu (kulakotu) Darı (akdarı)
Defne (laurus nobilis) Demirhindi (tamarin)
Denizkadayıfı (carrageen) Denizsaçı (mousse de corse)
Denizüzümü (ephedra campylopoda) Dereotu (tereotu)
Devedikeni (chardon) Devekulağı (büyük dulavratotu)
Devetabanı (phlodentron) Dişbudak ağacı (fraxinus excelsior)
Dolama otu (paronychia serpilifolia) Domates (solanum lycopersium)
Dulaptalotu (daphne mezereum) Dulavrat otu (pıtrak)
Dut (morus) Duvar sarmaşığı (ivy)
Düğün çiçeği (girit lalesi) Ebegümeci (hubbaz)
Ebücehil karpuzu (acıhıyar) Eğirotu (azakeyeri)
Eğreltiotu (nepkrodium filixmas) Ekmek ağacı (artocarpus)
Ekşi elma (yabani elma) Elma (malus)
Enginar (cynara) Ergeç sakalı (çayırmelikesi)
Erik (prune) Eşek kulağı (mayasılotu)
Farekulağı (güveyotu) Fasulye (phaseouls vulgaris)
Fesleğen (reyhanotu) Fındık (corylus avellana)
Filiskin (yarpuz) Frenkmaydanozu (chervil)
Frenküzümü (ribes rubrum) Funda (süpürgeotu)
Gelincik (poppy) Gezağacı (fraxinus ornus)
Gözlükotu (gözotu) Greyfurt (altıntop)
Gül (rosa) Gülhatmi (althaea rosa)
Günlük (buhur) Güvercinkökü (jatrorrhiza palmata)
Güveyfeneri (gelinfeneri) Güzelavratotu (belladon)
Hanımeli (lonicera caprifolium) Hardal (sinapis)
Hasırotu (saz) Haşhaş (papaver)
Hatmi (althaea officinalis) Havacıva (alkanna tinctoria)
Havlıcan (alpinia) Havuç (daucus carota)
Hayıt (ayıt) Helvacıkabağı (kestanekabağı)
Hercaimenekşe (viola tricolor) Hıyar (salatalık)
Hindiba (güneğik) Hindistancevizi (cocos nucifera)
Hindyağıağacı (genegerçekotu) Hiyarşembe (hindhıyarı)
Hodan (borage) Horasani (semen-contra)
Hurma (şecere-i temir) Hünnap (çiğde)
Hüsnüyusuf (guguçiçeği) Ihlamur (tilia)
Isırgan (urtica urenus) Ispanak (spinacia oleracea)
Itır (çobaniğnesi) İğde (elaeagnus)
İnciçiçeği (mayısçanı) İncir (yemiş)
İtüzümü (köpeküzümü) İzlandalikeni (izlandayosunu)
Kabak (cucurbita) Kabakulakotu (venüsçiçeği)
Kafuru (kafur) Kahkahaçiçeği (çitsarmaşığı)
Kahve (coffea) Kakao (hindbademi)
Kakule (cardamon) Kanaryaotu (senecio)
Kantaron (kantariyyon) Karaağaç (ulmus)
Karabaşotu (lavadula stoechas) Karabiber (dar-i fülfül)
Karamuk (agrostemma githago) Karanfilağacı (caryophyllus aromaticus)
Karanfilçiçeği (dianthus caryophyllus) Karanfilkökü (geum urbanum)
Kardeşkanı (ejderkanı) Karnabahar (karnabit)
Karpuz (harbuz) Kasıkotu (fıtıkotu)
Kasımpatı (krizantem) Kasnı (galbanum)
Kaşıkotu (cochleria) Kaşu (cacho)
Katırtırnağı (genista luncea) Katrancı (sedirağacı)
Katranköpüğü (agaric) Kavakağacı (populus)
Kavun (cucumis melo) Kayakoruğu (kulakotu)
Kayınağacı (akgürgen) Kayısı (prunus armeniaca)
Kayışkıran (eşekotu) Kaynanadili (kaktüs)
Kazayağı (kenopodyum) Kebabe (hindistaneriği)
Kebereotu (kedi tırnağı) Keçi sedefotu (keçisedefi)
Keçiboynuzu (harnup) Kediayağı (antennaria diocia)
Kedinanesi (yabani sümbül) Kediotu (valeriana)
Kekik (thymus) Kenevir (esrarotu)
Keraviye (karamankimyonu) Kereviz (apium graveolens)
Kestane (castanea vesca) Ketentohumu (graine de lin)
Kılıçotu (sarıkantaron) Kınaağacı (hınna)
Kınakına (kontestozu) Kırkdamarotu (cryptogamae)
Kırlangıçotu (hilaliye) Kırmızıbiber (guinea pepper)
Kısamahmut (dalakotu) Kızılcık (cornus)
Kimyon (kyminon) Kiraz (prunus avlum)
Kişniş (kişniç) Kokuluyonca (melilotus)
Koruk (ekşi üzüm) Kralotu (peucedanum ostruthium)
Kudrethelvası (manna) Kudretnarı (momordica)
Kuduzotu (dişotu) Kurtayağı (lycopode)
Kurtbağrı (kurtbaharı) Kurtpençesi (kurttırnağı)
Kuso (kusso) Kuşburnu (fructus rosa canina)
Kuşekmeği (çobandağarcığı) Kuşkonmaz (asparagus)
Kuzukulağı (rumex) Küçük hindistancevizi (myristica)
Labada (Efelek - Rumeoc Patienta) Labada (rumex patientia)
Laden (cistus) Lahana (brassica oleracea)
Latinçiçeği (frenkteresi) Lavantaçiçeği (lavandula)
Limon (lemon) Mahmude (bingözotu)
Mantar (fütr) Margarit (çayır kasımpatı)
Marrup (marupa) Marul (lactuca)
Mayasılotu (egzamaotu) Maydanoz (midenuvaz)
Mazı (thuja) Melekotu (angelica)
Melisa (oğulotu) Menekşe (benefşe)
Mercimek (merdümek) Mersin (asmar)
Meryemotu (mübarekotu) Meryempelsengi (çalapa)
Meşe (bişe) Meyankökü (piyan)
Mısır (zea mays) Mineçiçeği (kanotu)
Miskçiçeği (eşekkulağı) Miskotu (amberçiçeği)
Misvak (salvadore persica) Mndalina (mandarin)
Muşmula (beşbıyık) Muz (musa)
Mürsafi (mürrisafi) Mürver (patlangıç)
Nane (mentha) Nar (rümman)
Nergis (narcissus) Nevruzotu (linaria)
Nilüfer (suzambağı) Nişasta (starch)
Nohut (cicer arietinum) Okaliptus (sıtma ağacı)
Oltuotu (pembe pireotu) Ödağacı (agalloch)
Ökseotu (gökçe) Öksürükotu (tussilago farfara)
Öküzgözü (dağkestanesi) Pamuk (gossypium)
Pancar (beta vulgaris) Papatya (matricaria chamomilla)
Patates (solanum tuberosum) Patlıcan (badincan)
Pazı (yabani ıspanak) Pelin (pelinotu)
Peygamberçiçeği (mavi kantoron) Pırasa (allium porrum)
Pirinç (oryza sativa) Portakal (citrus aurantium var)
Ratanya (krameria triandra) Ravend (ışgın)
Raziyane (rezene) Roka (eruca sative)
Safran (zaferan) Sakızağacı (mastaki)
Salep (sahlep) Sandalağacı (kalanga)
Saparna (smilax) Sarımsak otu (alliarie)
Sarıot (düğünçiçeği) Sarısabır (azvay)
Sarmaşık (hedera) Sarmısak (tüm)
Sassafras (bois de sassafras) Semizotu (semizebe)
Servi (selvi) Sığırkuyruğu (verbascum)
Sıracaotu (scrophuiaria) Sinameki (cassia)
Sinirliyaprakotu (sinirotu) Soğan (basaliye)
Solucanotu (tanacetum vulgare) Soyafasulyesi (soja hispida)
Söğüt (bid) Sumak (somak)
Susam (sesanum indicum) Suteresi (sezab)
Suyosunu (alga) Süsen (iris)
Sütleğen (euphorbia) Sütotu (polygala)
Şahtere (şahterec) Şakayık (ayıgülü)
Şalgam (brassica napus) Şebboy (matthiola)
Şeftali (prunus persica) Şerbetçiotu (mayaotu)
Şeytanteresi (hıthıt) Şifalı Bitkiler Nerede, Nasıl Kullanılmalı?
Şifalı Bitkilerin Toplanması ve Kurutulması Şimşir (buxus sempervirens)
Taflan (hindkirazı) Tarçın (cinnamomum)
Tarhun (artemisia dracunculus) Tatula (boru çiçeği)
Tavşankulağı (siklamen) Tere (lepedium sativum)
Tilkiüzümü (paris incompleta) Turp (hilb)
Turunç (citrus aurantium) Uyuzotu (şeytanotu)
Üvez (sorbus) Üzerlik (nazarotu)
Üzüm (ineb) Vanilya (vanilia planifolia)
Vişne (ekşi kiraz) Yabani enginar (kengel)
Yabani gül (köpekgülü) Yabanmersini (ayıüzümü)
Yabanyasemini (sofur) Yakıotu (meragülü)
Yapışkanotu (duvarfesleğeni) Yasemin (yasemen)
Yavşanotu (avrupaçayı) Yenibahar (pimenta)
Yerelması (helianthus tuberosus) Yılanyastığı (danaayağı)
Yonca (kelekotu) Yosun (moss)
Yulaf (alef) Yüksükotu (digitalis)
Zakkum (ağu ağacı) Zambak (zanbak)
Zencefil (zencebil) Zerdeçal (zerdeçap)
Zeytin (zeytun)


Labels:

Diyetin Düşmanları 15 Tane

Diyetin Düşmanları 15 Tane Diyet Yapanların Dikkatine Kilo Almak İstemiyorsanız Bu 15 Maddeyi İyice Okuyunuz.

1. Hızlı yemek
Hızlı yemek yemek kilo almanıza neden olur bu nedenle yavaş yemelisiniz. Yiyecekleri uzun süre çiğnedikten sonra yutmak, beynin vücuda giren besinleri kaydetmesine zaman tanımak anlamına geliyor. Bu şekilde tat alma duyusu da tatmin oluyor. Böylece doyduğunuzu anlamanızla, yemeye son vermeniz arasındaki zaman kısalıyor.

2. Teknoloji
Diyetlerinizin bir işe yaramamasının en büyük etkenlerinden biri hareketsiz yaşamdır. Eskiden bir arkadaşınızla görüşmek için belki de 10 ya da 15 dakika yürürken şimdi sadece mailleşerek görüşmüş kadar oluyor ya da internet üzerinden sohbet edebiliyorsunuz. Böyle olunca da hareket yerine oturmayı seçiyorsunuz.

3. Tatlandırıcılar
Kilo almamak için sürekli şeker yerine tatlandırıcı kullanıyor olabilirsiniz. Fakat yapılan araştırmalar yapay tatlandırıcıların alınan doğal kalori alımı konusunda vücudu kandırdığını ve bu nedenle de daha fazla şeker kullanma isteğini ortaya çıkardığını gösteriyor.

4. Sebzeler
Sebzelerinizi ve salata malzemelerinizi iyi yıkadığınızdan emin olmalı ve organik olarak yetiştirilmiş olanları seçmelisiniz. Hormonlu sebze ve meyvelerden uzak durmalısınız.

5. Yağ oranı düşük yiyecekler
Yağ oranı yüksek ve düşük yiyecekler arasında aslında sanıldığı kadar çok fark yoktur. Yoğurt, süt ya da peynirde bu oran önemliyken yağ oranı düşük bir kek yemekle yağ oranı yüksek olanı yemek arasında hiçbir fark yoktur.

6. Stres
Beyin, vücutta enerjinin azaldığını fark eder etmez açlık hissetmemize yol açan kimyasal maddeler salgılar. Bu kimyasal maddeleri salgılayan kısmı, aynı zamanda duyguları da kontrol eder ve sıkıldığımız veya kendimizi kötü hissettiğimizde hemen buzdolabına koşmamızın başlıca sebebi de budur.

7. Öğün atlamak
Her yemek yediğinizde metabolik hızınız iki saat içinde yüzde 20 - 30 artar fakat öğünleri atlarsanız metabolizmanız yavaşlar. Özellikle de kahvaltı yapmamak en büyük problemdir ve gece boyunca yüzde 5 yavaşlayan metabolik hızınız bir daha yemek yiyene kadar aynı hızda kalır.

8. Meyve suları
Früktoz seviyesi yüksek olan meyve suları iştahınızı açar. Bu nedenle taze meyve suyu içmek ya da meyve yemek çok daha yararlıdır.

9. Toksinler
Karaciğer vücudun yağ yakan organıdır ve eğer alkol gibi toksinlerle doluysa yakma işlemi için daha yoğun çalışarak çok enerji harcar ve yorulur. Bu nedenle içki içerken yağ ya da şekeri çok fazla tüketmemeye dikkat etmelisiniz.

10. Salata
Diyet yaptığınız için salata yemeyi tercih edebilirsiniz fakat salatayı dışarıda yiyecekseniz soslu bir salata yememelisiniz. Çünkü özel soslarla yapılan bu salataların kalori bakımında bir hamburgerden çok da farkı yoktur.

11. Doğumgününüz
Kış mevsiminde doğduysanız baştan kaybetmiş olma ihtimaliniz yüksek çünkü yapılan araştırmalar kış bebeklerinin obeziteye daha yatkın olduklarını gösteriyor. Bunun sebebi ise daha yavaş çalışan bir metabolizmaya sahip olmaları.

12. Doğum kontrol
Kadınların en büyük sorunlarından biri de doğum kontrol yöntemleri nedeniyle alınan kilolardır. Özellikle doğum kontrol hapları bazı kadınlarda iştah açarlar.

13. Uyku düzeni
Yapılan araştırmalara göre geceleri dört saatten az uyuyan kişiler daha çok uyuyanlara oranla daha fazla kilo alırlar. Çünkü yorgun bir vücut, normal günde yakılan enerjiyi yakamaz ve metabolizması yavaşlar. Bunun için her gün uykunuzu düzenli almaya dikkat etmelisiniz.

14. Evlilik
Yeni evli çiftler hep evlendikten sonra kilo aldıklarından şikâyet ederler. Bunun nedeni ise birlikte bir yaşam paylaşma sonucu herşeyi aynı anda yapma isteğidir. Fakat sözkonusu yemek olunca bu yanlıştır eşinizle aynı miktarda ya da aynı şeyleri yemeden de mutlu bir evliliğe sahip olabilirsiniz.

15. Tiroid sorunu
Sürekli yorgun hissediyorsanız, kilo almaya başladıysanız ve sürekli üşüyorsanız tiroidiniz tembelleşmiş olabilir. Bu da metabolizmanızın daha yavaş çalışmasına neden olur. Bunun için bir uzmana başvurun ve balık, fındık gibi yararlı besinler almaya dikkat etmelisiniz.

Diyet Nedir, Diyet, Doğru Diyet Nedir Hakkında Bİlgi



Labels:

Yo Yo Diyeti Hakkında Acıklamalı Bilgi

Yo-Y0 diyeti ani kilo alımı veya kilo verimini sağlayan bir diyet türüdür. Yo-Yo oyuncağının aşağıya düşüp yukarıya çıkmasından ismini almıştır. Yale Üniversitesi profesörü Kelly D. Brownell tarafından bulunan bu diyet türü diğer diyet türlerini denemiş ve diyeti kestiği zaman kişinin ani kilo almış kişiler için önerilir.

Diyet sonrası alınan ani kilolar hızlı bir şekilde verilebileceği Yo-Yo diyeti ile kanıtlanmıştır…

Yo-Yo diyetinde uyulması gereken kurallar :

1- Kesinlikle günlük 3 öğün yemek devam etmeli. ( En önemlisi; Kahvaltının atlanmaması! )

2- Ani kilo kaybı riskine karşın metabolizmanızın hızını düzenlemek için kahve veya yeşil çay içilmelidir.

3- Kahvaltı sonrası ( ~2 saat kadar sonra ) düzenli egzersiz yapılmalı. (Egzersiz süreniz 15dk geçmemelidir.)



Labels:

Abdullah Tivnikli

Abdullah Tivnikli: Türkiye için bir yatırım stratejisinin oluşmasına yardımcı olmayı amaçlıyoruz;

ANKARA - Kuveyt Türk Katılım Bankası Başkan Yardımcısı Abdullah Tivnikli, dünyada yabancı yatırımı ülkeye çekme konusunda başarılı olmuş örnekleri ülke gündemine taşıyarak, Türkiye için en uygulanabilir yaklaşımları ortaya çıkarmayı amaçladıklarını kaydetti.

Kuveyt Türk Katılım Bankası "Yabancı Yatırım Teşvik Modelleri Araştırma Platformu"nun düzenlediği toplantılar dizisinin ilki, "İsviçre Modeli ve Türkiye İçin Değerlendirmeler" başlığı altında Ankara Sheraton Oteli`nde gerçekleştirildi. Toplantıda bir konuşma yapan Tivnikli, Kuveyt Türk`ün, Yabancı Yatırım Teşvik Modelleri Araştırma Platformu`nu kurarak, ülkeye yabancı yatırım çekme konusunda çalışma başlattığını söyledi. Bu kapsamda, bir çok başarılı ülkenin yatırım promosyon yetkililerini Türkiye`de ağırlayacaklarını ve geliştirilen staretejileri öğreneceklerini anlatan Tivnikli, amaçlarının Türkiye için bir yatırım stratejisinin oluşmasına yardımcı olmak olduğuna dikkat çekti.

Tivnikli, toplantılar dizinin ilkinde İsviçre modelinin ele alınacağını belirterek, son 5 yılda Avrupa`ya gelen yabancı şirketlerin yüzde 55`inin İşviçre`yi tercih ettiğini, İsviçre`ye yapılan doğrudan yatırım tutarının da 55 milyar doları aştığını söyledi. Tivnikli, aynı dönemde 70 milyonluk Türkiye`nin çektiği doğrudan yabancı yatırım tutarının ise sadece 13.7 milyar dolarda kaldığına işaret ederek, "Kuveyt Türk Bankası, yabancı sermayeli bir banka. Ancak diğer yabancı sermayeli bankalardan bir farkımız da bulunuyor. O da adımızdaki Türk kelimesi. Biz bu kelimenin sorumluluğunu bilen bir grup olarak, Türkiye`yi geleceğe taşıyacak stratejilerin oluşturulmasına katkıda bulunmak isiyoruz" dedi.

Batı İsviçre Yabancı Sermaye Teşvik Dairesi Başkanı Francis Sermet de, İsviçre`de çok uluslu şirket sayısının oldukça fazla olduğuna işaret ederken, ülkede yatırımlar açısından çok iyi bir ortam sağlandığını belirtti. Türkiye açısından da yabancı sermayenin, ülke kalkınması ve küreselleşmede önemli bir rol oynadığını belirten Sermet, bu kapsamda ülkeye yatırımı çekmek için gerekli adımların atılması gerektiğini ifade etti.

Abdullah Tivniki bugünekadar neler yapmış ülkemiz için yapmış olduğu çalışmaklar gibi biçok haber buadreslerden ulaşabilirsinz.

http://www.denizticaretgazetesi.org/index.php?yazar=38&sira=3
http://www.iyibilgi.com/haber.php?haber_id=93921
http://www.uludagsozluk.com/k/abdullah-tivnikli/
http://baybul.com/baybul-sozluk/671571-abdullah-tivnikli.html
http://www.trinvest.com/nshow.php?newsId=1215&pageId=6&categoryId=25
http://www.ekoayrinti.com/news_detail.php?id=11789
http://news.google.com.tr/news?hl=tr&q=abdullah+tivnikli&um=1&ie=UTF-8&sa=X&oi=news_result&resnum=11&ct=title
http://www.ensonhaber.com/Ekonomi/159012/kuveyt-turk-un-becerikli-abdullah-i.html
http://www.btdunyasi.net/index.php?module=news&news_id=5396&cat_id=39
http://www.lisem.net/tag/abdullah-tivnikli/
http://arama.hurriyet.com.tr/arsivnews.aspx?id=10204844
http://press.jrc.it/NewsExplorer/entities/bg/936641.html

http://www.cnnturk.com/2008/turkiye/11/15/tartisilan.isim.tivnikli.telekom.yonetiminde/500687.0/index.html
http://www.haberler.com/telekom-ihalesinde-onemli-rol-oynadim-enerjiye-1-4-haberi-yazdir/
http://www.milliyet.com.tr/Ekonomi/HaberDetay.aspx?aType=HaberDetay&Kategori=ekonomi&KategoriID=3&ArticleID=1016355&Date=15.11.2008&b=Tivnikli,%20Telekom%20yonetiminde
http://www.twf.org.tr/yonetim_kurulu.asp
http://www.denizticaretgazetesi.org/index.php?yazar=38&sira=2
http://www.jumptags.com/tag/Abdullah%20Tivnikli
http://yazarlar.diyalogo.com/main.ovt?aid=5000000000039149
http://www.aksam.com.tr/haber.asp?a=135458,6
http://turk.internet.com/haber/yazigoster.php3?yaziid=22399
http://www.kenthaber.com/Arsiv/Haberler/2008/Kasim/15/Haber_509885.aspx
http://www.kanaldhaber.com.tr/haberdetay.aspx?haberId=22485&catId=32
http://www.turkcebilgi.net/haberler/kose-yazilari/evet-becerikliyim-telekomun-fiyatini-25-milyar-dolar-yukselttim-256122.html
http://www.rotahaber.com/haber/20081027/Evet-Becerikliyim-Telekomun-fiyatini-25-milyar-dolar-yukselttim.php
http://www.turkmedya.com/V1/Pg/ColumnDetail/ColID/16733
http://www.referansgazetesi.com/haber.aspx?HBR_KOD=110651
http://www.milliyet.com.tr/Ekonomi/HaberDetay.aspx?aType=HaberDetay&ArticleID=1016355&b=Tivnikli,%20Telekom%20yonetiminde
http://www.istegundem.com/news_detail.php?id=22070
http://www.patronlardunyasi.com/news_detail.php?id=53032
http://www.sondakika.com/haber-turk-telekom-ve-oger-telecom-dan-ortak-aciklama/
http://www.dinihaber.net/?p=552
http://www.ekoayrinti.net/news_detail.php?id=10281
http://www.rehberalem.com/kategori_haber.php?kategori_haber_id=225
http://www.resim35.com/resim/Tivnikli/0/2
http://www.stargazete.com/ekonomi/17-milyar-ytl-lik-yatirim-surprizi-147970.htm
http://www.bugun.com.tr/yazar.asp?yaziID=45719
http://www.ineboluhaber.com/detay.asp?id=727
http://www.ticaret.name/tag/ortak
http://www.hurriyet.de/?navi=sonarticle&banner=0&docid=10319669&cat=3207
http://www.haberkusagi.com/newsfull_2008.asp?id=77466&r=11.11.2008+12%3A58%3A18
http://www.hurhaber.com/news_detail.php?id=155429
http://haber.gazetevatan.com/haberdetay.asp?Newsid=208518
http://www.mediacatonline.com/tr/news/details.asp?id=7694
http://www.korsanhaber.com/haber.asp?haber=28704
http://forum.donanimhaber.com/m_27800757/printable.htm
http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=760523&title=dokunulmazlik-zirhina-siginip-telekoma-saldiranlar-sessiz-kalmamizi-beklemesin
http://arsiv.sabah.com.tr/2008/11/15//haber,83202A2F5BFD4698AE78515609C7E6CE.html
http://www.businessweek.com.tr/general/sonsayi.asp?contID=2667
http://ramazan.milliyet.com.tr/Ekonomi/HaberDetay.aspx?aType=HaberDetay&ArticleID=1016344&b=
http://www.radikal.com.tr/default.aspx?aType=HaberDetay&ArticleID=908427
http://yardimci.bloggum.com/yazilar/tag/tivnikli/
http://www.iyibilgi.com/haber.php?haber_id=93921


yedikuleden sevgilerle

Labels:

Vitaminlerin Hepsi Ve Vitamin Çeşitleri

Vitaminlerin Hepsi Ve Vitamin Çeşitleri Hakkında Bilgi Alablirsiniz

A vitamini , B vitamin , C vitamini , D Vitamini , E Vitamini , P Vitamini , Kalsiyumlar ,Proteinler , Mineraller , K Vitamini , B1 Vitamini , B2 Vitamini , B3 Vitamini , B5 Vitamini , B6 Vitamini , B8 Vİtamini , B9 Vitamini , B12 Vitamini Vb Tüm Vitamin Ve Vitamin Çeşitleri Bu Sitede Yer Almaktadır..
Vitaminler, vücudun metabolik gereksinimleri için vazgeçilmez olan ve vücutta yeterince ya da hiç elde edilemediği için dışarıdan alınması gereken küçük organik moleküllerdir. Klasik olarak vitaminler, yağda ve suda eriyenler biçiminde iki gruba ayrılır. Yağda eriyen vitaminler yağlarda, pişmemiş sebzelerde, tahıllarda, tereyağında, balık karaciğeri ve balık yağında, kaymak ve süt gibi yağlı besinlerde bulunur.
Genelde safra gibi emülsiyon yapıcı maddelerin varlığında bağırsaktan emilerek kan dolaşımına geçer ve proteinlere bağlanarak karaciğerde birikirler.
Yağda eriyen vitaminler A, D, E ve K vitaminleridir.
Suda eriyen vitaminler B grubu vitaminler ile C vitaminidir.Bunlar bağırsaktan emildikten sonra böbrek yoluyla atılır.Vitamin yoksunluğuna bağlı olarak gelişen hastalıklara avitaminozlar denir.Günümüzde B grubu vitaminlere ve folik asit eksikliğine bağlı olarak gelişen hastalıklar daha çok geri kalmış bölgelerde görülür ve genel beslenme bozukluğunun bir yönünü oluşturur.
Bütün vitaminlerin molekül yapısı ayrıntılı olarak belirlenmiş olduğundan, bunların belirli ya da bütün vitaminleri içeren haplar biçiminde üretimi olanaklı hale gelmiştir.

A vitamini (retinol veya akseroftol)

Yalnızca hayvanlarda bulunan ve yağda eriyen doymamış bir alkoldür.Sütte, yumurta sarısında, ton ve morina balıklarının karaciğer yağında (balıkyağı) bulunur.Havuç ve havuç benzeri sarı-turuncu renkli sebzelerde A vitamininin ön maddeleri vardır.
A vitamini eksikliğinde gözde ve deride keratoz, kseroftalmi (göz akı ve korneanın parlaklığını kaybederek kuruması), foliker hiperkeratoz ( deri hastalığı) ve gece körlüğü görülür.

D vitamini

Daha etkili olduğundan tedavide daha çok kullanılan D2 vitamini (ergokalsiferol) ve D3 vitamini (kolekalsiferol) olmak üzere iki tipi vardır.Molekül yapısı steroidlerle aynıdır.D2’ nin kaynağı deridir; derideki 7- dehidrokolestrol, mor ötesi ışınların etkisiyle vitamin D2’ ye dönüşür. D3 vitamininin kaynağı besinlerdir; daha çok et, süt ve yumurta sarısında bulunur.
Normal olarak güneş ışığı alan insan vücudunda D vitamini yeterince üretilir. Ama yenidoğanlarda, büyüme çağındaki çocuklarda, gebelik ve süt emzirme dönemlerindeki kadınlarda besinlerle dışardan daha fazla miktarda alınması gerekir.
D vitamini eksikliğinde çocuklarda raşitizm, yetişkinlerde osteomalazi (kemik yumuşaması) gelişir.

E vitamini (alfa-tokoferol)

Başta tahıl olmak üzere ıspanak, kabak, lahana, marul gibi yeşil sebzelerde bol miktarda bulunur. İnsanda karaciğerin yanı sıra yağlı dokularda, böbrekte, kalpte, kaslarda ve böbreküstü bezi kabuğunda depolanır. Fazla olan bölümü idrar ve dışkıyla atılır. Antioksidan özellik gösterir.
E vitamini eksikliği son derece ender görülür ve kansızlık biçiminde ortaya çıkar.

K vitamini

Sebzelerin yeşil bölümünde, ıspanakta, kabakta, marulda, yeşil domateste, çam ignesinde, yeşil biberde bol bulunur. K vitamini insan bağırsağındaki bir grup bakteri tarafındanda üretilir. K vitamininin tamamına yakını kullanılır, yanlızca küçük bir bölümü karaciğerde depolanır.
K vitamini eksikliği son derece nadirdir ve kafada, sindirim sisteminde, idrar yollarında, akciğerlerde ve deride kanamalara yol açar. K vitamini yanlızca kanamalı hastalarda eksikliğini gidermek için kullanılır.

B vitamini

Suda eriyebilen, molekül yapılarında bir azot atomu bulunan, bazı enzim sistemlerinin etkinliğini arttırıcı koenzimler olarak işlev gören 15’ e yakın değişik maddeden oluşan bir vitamin gurubudur.

B1 vitamini (tiyamin)
Buğday başağı, kepek, bira mayası, sebzeler gibi bir çok besinde bol miktarda bulunur. Memelilerin karaciğer, böbrek, kalp, beyin ve bağırsaklarında az miktarda bulunur. Sebzelerin pişirilmesi, sütün kaynatılması ve sterilize edilmesi (mikroptan arındırılması) çok miktarda tiyamin kaybına yol açar. Tiyamin ince bağırsaklardan etkin taşınma mekanizmasıyla emilir. Vücutta depolanmaz ve kullanılmayan bölümü yemekten üç saat sonra böbrekler yoluyla tamamen dışarı atılır.
B1 vitamini yetersizliğine bağlı olarak gelişen hastalık tablosunda depresyon, huzursuzluk, bellek zayıflığı ve dikkat azalması, hipotoni (kas gevşekliği) ve anoreksi (iştahsızlık) yer alır.

B2 vitamini (riboflavin)
Hayvansal besinlerde, bira mayası, buğday başağı, yeşil sebzeler, havuç, enginar, fındık, yerfıstığı ve mercimek gibi bitkisel besinlerde bol miktarda bulunur.
B2 vitamini eksikliğinde protein oluşması azalır ve deride yaralar, sinirsel bozukluklar ve göz bozuklukları biçiminde ortaya çıkar.

B3 vitamini (nikotinamid veya PP vitamini)
Hayvansal besinlerin yanısıra kabuklu buğday, limon, kabak, soya, domates, patates, bira mayası, hurma, incir, portakal gibi bitkisel besinlerde bol miktarda bulunur.
B3 vitamini eksikliğinde deriyi, sinir sistemini ve sindirim sistemini tutan pellegra adlı hastalık ortaya çıkar.

B5 vitamini (pantotenik asit)
Doğada çök yaygındır.Yumurta, karaciğer, kalp, süt, bal, bira mayası, kabak, tahıllar, sebzeler, havuç, portakal, mantar ve taze meyvelerde bolca bulunur.
B5 vitamini eksikliği çok enderdir. Bu durumda hipoglisemi (kan şekeri düşüklüğü), anemi (kansızlık), lökopeni (kanda alyuvarların az olması), dermatit (deri iltihabı), mide-bağırsak rahatsızlıkları, kas krampları, hareketlerde uyumsuzluk, asteni, uyku bozuklukları ve iştahsızlık ortaya çıkar.

B6 vitamini (piridoksin)
Hayvansal ve bitkisel besinlerde düşük dozda bulunur.
B6 vitamini eksikliği son derece enderdir.Bu durumda deri, sindirim sistemi rahatsızlıkları ortaya çıkar.

B8 vitamini (biyotin ya da H vitamini)
Karaciğerde, yumurta sarısında, bira mayasında, pirinç kabuğunda ve yeşilliklerde bulunur.
Eksikliği yanlızca uzun süre çiğ yumurta beyazı tüketiminde ya da bağırsak florasını ortadan kaldıran sülfamitlerin ve antibiyotiklerin çok fazla alınmasından sonra görülür.Bu durumda dermatit (deri iltihabı), iştahsızlık, zayıflama, depresyon ve kas ağrıları ortaya çıkar.

B9 vitamini (folik asit)
Bitkilerin yeşil bölümlerinde, kabakta, lahanada, ıspanakta, yeşil sebzelerde, patateste, havuçta, bira mayasında, sütte, yumurtada, peynirde ve karaciğerde bol miktarda bulunur.
Gelişmiş ülkelerde eksiklik sendromuna hiç rastlanmaz.Bu tablo yanlızca emilim bozukluklarına bağlı olarak ortaya çıkabilir. Folik asit eksikliğinde megaloblastik anemi denen bir kansızlık biçimi gelişir. Emilim bozukluğunda ise kansızlığa, glossit (diz iltihabı), stomatit (ağıziçi iltihabı) ve ishal eşlik eder.

B12 vitamini (kobalamin)
Karaciğerde, sütte, yumurta akında, peynirde, balıkta, ette ve karideste bol miktarda,bitkilerde ise son derece az miktarda bulunur.
B12 vitamini eksiklği, folik asit eksikliğinde olduğu gibi, alyuvar yapısında biçim bozukluğuna yol açarak persinyöz ya da megaloblastik anemi denen kansızlığa neden olur.Ayrıca sindirim sistemi düzeyinde ve epitel dokunun beslenmesinde bazı etkileri görülür. Kansızlığın yanı sıra hafif sarılık, iştahsızlık, ishal, parestezi (karıncalanma) ve uyuşma gibi duyumsama bozuklukları, ataksi, işitme siniri iltihabı ve zihinsel bozukluklar ortaya çıkabilir.

C vitamini (askorbik asit)

İnsanlar tümünü dışardan almak zorundadır.Turunçgillerde bol miktarda, ayrıca taze sebzelerde, maydonozda, kabakta, soğanda ve domatesde bulunur.
C vitamini eksikliğinde skorbüt denen ve kıl diplerinde kanamalı döküntüler, dişeti kanamalarıyla belirlenen hastalık ortaya çıkar.

P vitamini

Doğada bol bulunur.Bir çok P vitamini faktörü kanamalı skorbüt tedavisinde C vitaminiyle sinerjik (arttırıcı) etki gösterir.Ayrıca hepsi direncin artmasında ve kılcal damar geçirgenliğinin azalmasında önemli rol oynar.

Vitaminlerin Hepsi Ve Vitamin Çeşitleri Hakkında Bilgi Alablirsiniz

A vitamini , B vitamin , C vitamini , D Vitamini , E Vitamini , P Vitamini , Kalsiyumlar ,Proteinler , Mineraller , K Vitamini , B1 Vitamini , B2 Vitamini , B3 Vitamini , B5 Vitamini , B6 Vitamini , B8 Vİtamini , B9 Vitamini , B12 Vitamini Vb Tüm Vitamin Ve Vitamin Çeşitleri Bu Sitede Yer Almaktadır..

Vitamin Çeşitleri, Vitamin Türleri, A Vitamini,B Vitamini , C Vitamini ,D vitamini, E Vitamini , Vitamin



Labels:

Lahana Çorbası Kapsülü Nedir Hakkında Bilgi

17 Kasım 2008 Pazartesi

Lahana Çorbası Kapsülü Nedir Hakkında Bilgi Bu Sitede YEr ALmaktadır.
Bugüne kadar ancak zahmetli pişirme yöntemleri ve katı rejimler yoluyla elde edilen sonuca, bu süper kapsüller sayesinde kolaylıkla ulaşacaksınız, Çünkü Lahana Çorbası Kapsülleri, normal lahana çorbasından 3 kat daha fazla zayıflatıcı etkisi olan madde içermektedir. Her bir kapsülde zayıflatıcı etkisi olan maddeler yüksek oranda konsantre edilmiş olarak bulunmaktadır. Bu maddeler
vücutta anında aktif hale gelip doğal yolla etkisini gösterir;yağları çözer ve karın, bel, bacak ve kalçadaki fazla kiloların atılmasını sağlar. Vücuttaki yağ fazlası dışarı atılır. Bu yağ çözücü etkiden dolayı Lahana Çorbası Kapsülleri zamanın en doğal yağ yakıcısı sayılmaktadır. Çok kısa bir süre içerisinde kilolarınızdan bir bir kurtulacaksınız; üstelik kalıcı olarak yo-yo etkisi olmaksızın life Elafits Lahana Çorbası Kapsülleri, normal lahana çorbasından 3 kat daha fazla zayıflatıcı etkisi olan madde içermektedir;çünkü her kapsülde 3 tabak lahana çorbası konsantresi bulunmaktadır. Her yemekten 20 dakika önce bol su ile alınan kapsül midede açılarak alınan besinlerde bulunan yağların vücuda emilimini engellemekte; vücudun enerji ihtiyacı da mevcut depo yağlardan kullanılarak yağ yakılması sağlanmaktadır.Bu yağ çözücü etkiden dolayı Lahana Çorbası Kapsülleri zamanın en doğal yağ yakıcısı sayılmaktadır.

Labels:

Vitaminler Nedir Hakkında Bilgi



Vitamin sözcüğü Polonyalı, biyokimyacı Casimir Funk tarafından 1912′de kullanılmıştır. Vita Latince, hayat demektir, -amin son eki ise amin sözcüğünü kastetmektedir. Zira o dönemde tüm vitaminlerin amin oldukları sanılmaktaydı. Bugün bunun yanlış olduğu bilinmektedir.

Vitaminler besinlerimizde bulunmadığı zaman, metabolizmada bozukluklara yol açabilirler. Vitaminler vücudun sağlıklı gelişimi, sindirim fonksiyonları, enfeksiyonlara karşı bağışıklık kazanması açısından oldukça gereklidir. Ayrıca vücudumuzun karbonhidrat, yağ ve proteini kullanmasını da sağlarlar.

Vitaminler vücutta “yakılmaz”, yani vitaminlerden doğrudan enerji (kalori) alınmaz. Vücut, her vitaminden gerekli olan miktarın kan dolaşımında sürekli mevcut olmasını sağlar. Suda çözünen vitaminlerin fazlası vücut sıvıları ile atılırken, yağda çözünen vitaminlerin fazlası ise yağ dokusunda depolanır. Depolandıkları için yağda çözünen vitaminlerin aşırı dozu zararlı olabilir. Özellikle vitamin A ve D’nin tüketiminde dikkatli olmak gerekir. Vitaminler bütün hücrelerde az miktarda depolanır. Bazı vitaminler ise büyük ölçüde karaciğerde depolanır. Örneğin karaciğerde depolanan A vitamini hiç vitamin almayan bir kişiye 5-10 ay kadar yetebilir ve karaciğerin D vitamini deposu dışarıdan hiç D vitamini almayan bir kişi için genellikle 2-4 ay kadar yeterlidir.

Suda çözünen vitaminlerin vücutta depolanma oranı nispeten düşüktür. Bu, özellikle B vitaminlerinin birçoğu için geçerlidir. B kompleks vitaminleri eksik alan bir kişide bu eksikliğin belirtileri bazen birkaç günde ortaya çıkar. B12 vitamini bunun dışındadır, çünkü B12′nin karaciğerdeki deposu kişiye bir yıl veya daha uzun süre yetebilir. Suda çözünen bir başka vitamin olan C vitamininin yokluğu birkaç haftada belirtilerin ortaya çıkmasına yol açabilir. C vitamini eksikliğinden kaynaklanan skorbüt hastalığı ise 20-30 hafta içinde ölümle sonuçlanabilir.



Labels:

Mineral , Minerals Bulunduğu Yerler

16 Kasım 2008 Pazar

Minerals


Mineraller, dünyanın 'Yapı taşları'ıdır.
Biz, çok fazla mineralleri kullanırız. Biz hatta, bazılarını yeriz! Bütün mineraller, yapılır, küçük taneciklerden, atomları çağırdı. Bazı mineraller, magmadan oluşturulur. Bu mineraller, ateşle ilgili kayalardır. Yılların bitmiş milyonlarcası, ateşle ilgili kayalar, tortul kayaları oluşturur.

Minerallerin, nerede bulunduğu


Minerallerin, nerede bulunan mineraller olduğu, dünyanın her yerinde bulunur. Zümrütler çoğunlukla, Columbia'da bulunur. En çok topaz, Brezilya'da bulunur. Bir mineral, elmasın, bulunduğunu çağırdı, bir kayada, kimberliteyi çağırdı. Kimberlite için başka bir isim, bluegrounddur.

Mineral , Minerals Bulunduğu Yerler ve Minerals, Mineraller Bunlar Hakkında Bilgiyi Bu Sitede Mevcuttur.

Labels:

Şifalı Bitkiler Nedir Acıklama Yararları

Şifalı Bitkiler Önemli Hastalıkların Dostudur . Doktorlar Tarafından Yapılmazlar Ama Tüm Rahasızlıklara Çaredir Şiflı Bitkiler. Şifalı Bitkiler Önemli Gereksinimdir Hastalıklara Çaredir.


Önemli hastalıkların tedavisi mutlaka uzman doktorlar tarafından gerçekleştirilmelidir, ancak ufak tefek her rahatsızlıkta da kişinin hemen doktor kontrolüne girmesi gerekmeyebilir. Şifalı Bitkiler Sitesi size bu konuda yardımcı olacaktır. Size bitkileri tanıtacak, etkinlik biçimleri hakkında bilgilendirecek ve bitkileri doğadan kendi ellerinizle toplayıp kurutmaya sizi davet edecektir. Bu arada da sık sık, şifalı bitki çayları ile kişinin kendini tedavi edebilmesinin ayrıntıları ve sınırları hakkında sizleri uyaracaktır. Bitki çayları ve tentürleri etkili ve zararsız ilaçlardır. Ama önemli hastalıklarda ancak, bir uzmanın uyguladığı tedaviye eşlik edebilir veya onu destekleyebilir.

Şifalı bitkilerle ilgilenmek isteyen kişinin, bitkinin yapısı, organları ve bu organların işlevleri hakkında bazı temel bilgilere sahip olması gerekir. Bir bitkinin çeşitli organları, birbirine benzemeyen çeşitli etken maddeler içerir. Şifalı bitkilerle tedavi alanında bu organlar, bitkisel droglar olarak tanımlanır. Yaygınlıkla kullanılan organ, glikozitler ve alkaloitler içeren yapraklardır. Kök ve yapraklar arasında taşıma işlevi üstlenen bir yol olarak da tanımlanabilecek saplar ise genellikle kullanılmaz, ama bu kural bazı bitkilerde değişebilir. Yani, bazı bitkilerin sapları da etken madde içerebilir. Aynı biçimde, bazı ağaçların kabukları da etken madde açısından zengindir. Yeraltındaki, adeta depo görevi üstlenen sürgünler, biçimlerine göre, köksap, yumru, kök veya soğan adları ile tanımlanır. Kökler, topraktan emdikleri su ve madensel tuzları yapraklara gönderirler. Genellikle şeker, bazen vitaminler ve alkaloitler depolarlar. Çiçek ve meyve, bitkinin soyunun devamının sağlanması görevini üstlenmişlerdir. Genellikle içerdikleri etkin maddeler nedeniyle, şifalı bitkilerle tedavi alanında önemli yere sahiptirler. Toplanmayan çiçek meyve oluşturur. Bitki tohumu, bitkinin gelişme aşamasında gerekli olan etken maddelerin özünü içeren bir depodur. Çiçeksiz bodur bitkiler ise, çiçek tozu (polen) benzeri, sarımsı tozlar üretirler.

Sitemizde, hiçbir yan etki yapıcı veya zehirleyici madde içermeyen, genellikle tanınan şifalı bitkiler ve onların tedavi edici özellikleri tanıtılmaya çalışılacaktır. Bu sitedeki bilgilerle, kendiniz için yararlı olacağına inandığınız reçeteleri gönül rahatlığı içinde uygulayabilirsiniz. Bazen olumlu sonuç alamamanız da söz konusu olabilir. Ama, önerilen reçeteleri uygun biçimde ve dozajlarda uyguladığınızda, kötü bir sonuçla karşılaşmayacağınıza kesinlikle inanabilirsiniz.

Değerli ziyaretçimiz, şifalı bitkilerin tedavi edici gücüne inanabilir ve hatta onlarla başarılı sonuçlar elde etmiş de olabilirsiniz. Ama sağlığınıza gerçekten değer veriyorsanız, özellikle, önemli sonuçlara yol açabilecek hastalıklarda doktora görünmeyi ihmal etmeyiniz! Basit bir rahatsızlık sandığınız belirtiler, yaşamsal önemde bir hastalığın ön belirtileri olabilir!.. Hastalıkların teşhisi ve tedavisi yalnızca uzman tıp doktorlarınca gerçekleştirilebilir!.. Lütfen bu konuyu gözardı etmeyiniz!..

Şifalı bitkilerin tedavi edici gücünden, basit rahatsızlıklarınızı geçiştirmek için yararlanın. Önemli hastalıkların tıbbi tedavisi sırasında da, doktorunuzun onayını almak kaydıyla, bu tedaviye şifalı bitkilerle destek verebilirsiniz. Ama, çok iyi tanımadığınız bitkilerle kendinizi tedavi etmeye hiçbir zaman kalkışmayınız! Doğada her hastalığa çare olabilecek pek çok sayıda şifalı bitki vardır; ama bu bitkileri gereğince kullanabilmek için bilimsel eğitime de kesinlikle gerek vardır.

Şifalı Bitkiler Nedir Acıklama Yararları



Labels:

Etiketler