Vitaminler Hakkında Bilgi Ve Vitaminlerle Sağlıklı Kilo Verme Alma...

Ana Sayfa Kilo Alma Vitamin Çeşitleri Diyet

Kategoriler

Popüler Yayınlar

Lahana Çorbası Kapsülü Nedir Hakkında Bilgi

17 Kasım 2008 Pazartesi

Lahana Çorbası Kapsülü Nedir Hakkında Bilgi Bu Sitede YEr ALmaktadır.
Bugüne kadar ancak zahmetli pişirme yöntemleri ve katı rejimler yoluyla elde edilen sonuca, bu süper kapsüller sayesinde kolaylıkla ulaşacaksınız, Çünkü Lahana Çorbası Kapsülleri, normal lahana çorbasından 3 kat daha fazla zayıflatıcı etkisi olan madde içermektedir. Her bir kapsülde zayıflatıcı etkisi olan maddeler yüksek oranda konsantre edilmiş olarak bulunmaktadır. Bu maddeler
vücutta anında aktif hale gelip doğal yolla etkisini gösterir;yağları çözer ve karın, bel, bacak ve kalçadaki fazla kiloların atılmasını sağlar. Vücuttaki yağ fazlası dışarı atılır. Bu yağ çözücü etkiden dolayı Lahana Çorbası Kapsülleri zamanın en doğal yağ yakıcısı sayılmaktadır. Çok kısa bir süre içerisinde kilolarınızdan bir bir kurtulacaksınız; üstelik kalıcı olarak yo-yo etkisi olmaksızın life Elafits Lahana Çorbası Kapsülleri, normal lahana çorbasından 3 kat daha fazla zayıflatıcı etkisi olan madde içermektedir;çünkü her kapsülde 3 tabak lahana çorbası konsantresi bulunmaktadır. Her yemekten 20 dakika önce bol su ile alınan kapsül midede açılarak alınan besinlerde bulunan yağların vücuda emilimini engellemekte; vücudun enerji ihtiyacı da mevcut depo yağlardan kullanılarak yağ yakılması sağlanmaktadır.Bu yağ çözücü etkiden dolayı Lahana Çorbası Kapsülleri zamanın en doğal yağ yakıcısı sayılmaktadır.

Labels:

Vitaminler Nedir Hakkında Bilgi



Vitamin sözcüğü Polonyalı, biyokimyacı Casimir Funk tarafından 1912′de kullanılmıştır. Vita Latince, hayat demektir, -amin son eki ise amin sözcüğünü kastetmektedir. Zira o dönemde tüm vitaminlerin amin oldukları sanılmaktaydı. Bugün bunun yanlış olduğu bilinmektedir.

Vitaminler besinlerimizde bulunmadığı zaman, metabolizmada bozukluklara yol açabilirler. Vitaminler vücudun sağlıklı gelişimi, sindirim fonksiyonları, enfeksiyonlara karşı bağışıklık kazanması açısından oldukça gereklidir. Ayrıca vücudumuzun karbonhidrat, yağ ve proteini kullanmasını da sağlarlar.

Vitaminler vücutta “yakılmaz”, yani vitaminlerden doğrudan enerji (kalori) alınmaz. Vücut, her vitaminden gerekli olan miktarın kan dolaşımında sürekli mevcut olmasını sağlar. Suda çözünen vitaminlerin fazlası vücut sıvıları ile atılırken, yağda çözünen vitaminlerin fazlası ise yağ dokusunda depolanır. Depolandıkları için yağda çözünen vitaminlerin aşırı dozu zararlı olabilir. Özellikle vitamin A ve D’nin tüketiminde dikkatli olmak gerekir. Vitaminler bütün hücrelerde az miktarda depolanır. Bazı vitaminler ise büyük ölçüde karaciğerde depolanır. Örneğin karaciğerde depolanan A vitamini hiç vitamin almayan bir kişiye 5-10 ay kadar yetebilir ve karaciğerin D vitamini deposu dışarıdan hiç D vitamini almayan bir kişi için genellikle 2-4 ay kadar yeterlidir.

Suda çözünen vitaminlerin vücutta depolanma oranı nispeten düşüktür. Bu, özellikle B vitaminlerinin birçoğu için geçerlidir. B kompleks vitaminleri eksik alan bir kişide bu eksikliğin belirtileri bazen birkaç günde ortaya çıkar. B12 vitamini bunun dışındadır, çünkü B12′nin karaciğerdeki deposu kişiye bir yıl veya daha uzun süre yetebilir. Suda çözünen bir başka vitamin olan C vitamininin yokluğu birkaç haftada belirtilerin ortaya çıkmasına yol açabilir. C vitamini eksikliğinden kaynaklanan skorbüt hastalığı ise 20-30 hafta içinde ölümle sonuçlanabilir.



Labels:

Mineral , Minerals Bulunduğu Yerler

16 Kasım 2008 Pazar

Minerals


Mineraller, dünyanın 'Yapı taşları'ıdır.
Biz, çok fazla mineralleri kullanırız. Biz hatta, bazılarını yeriz! Bütün mineraller, yapılır, küçük taneciklerden, atomları çağırdı. Bazı mineraller, magmadan oluşturulur. Bu mineraller, ateşle ilgili kayalardır. Yılların bitmiş milyonlarcası, ateşle ilgili kayalar, tortul kayaları oluşturur.

Minerallerin, nerede bulunduğu


Minerallerin, nerede bulunan mineraller olduğu, dünyanın her yerinde bulunur. Zümrütler çoğunlukla, Columbia'da bulunur. En çok topaz, Brezilya'da bulunur. Bir mineral, elmasın, bulunduğunu çağırdı, bir kayada, kimberliteyi çağırdı. Kimberlite için başka bir isim, bluegrounddur.

Mineral , Minerals Bulunduğu Yerler ve Minerals, Mineraller Bunlar Hakkında Bilgiyi Bu Sitede Mevcuttur.

Labels:

Şifalı Bitkiler Nedir Acıklama Yararları

Şifalı Bitkiler Önemli Hastalıkların Dostudur . Doktorlar Tarafından Yapılmazlar Ama Tüm Rahasızlıklara Çaredir Şiflı Bitkiler. Şifalı Bitkiler Önemli Gereksinimdir Hastalıklara Çaredir.


Önemli hastalıkların tedavisi mutlaka uzman doktorlar tarafından gerçekleştirilmelidir, ancak ufak tefek her rahatsızlıkta da kişinin hemen doktor kontrolüne girmesi gerekmeyebilir. Şifalı Bitkiler Sitesi size bu konuda yardımcı olacaktır. Size bitkileri tanıtacak, etkinlik biçimleri hakkında bilgilendirecek ve bitkileri doğadan kendi ellerinizle toplayıp kurutmaya sizi davet edecektir. Bu arada da sık sık, şifalı bitki çayları ile kişinin kendini tedavi edebilmesinin ayrıntıları ve sınırları hakkında sizleri uyaracaktır. Bitki çayları ve tentürleri etkili ve zararsız ilaçlardır. Ama önemli hastalıklarda ancak, bir uzmanın uyguladığı tedaviye eşlik edebilir veya onu destekleyebilir.

Şifalı bitkilerle ilgilenmek isteyen kişinin, bitkinin yapısı, organları ve bu organların işlevleri hakkında bazı temel bilgilere sahip olması gerekir. Bir bitkinin çeşitli organları, birbirine benzemeyen çeşitli etken maddeler içerir. Şifalı bitkilerle tedavi alanında bu organlar, bitkisel droglar olarak tanımlanır. Yaygınlıkla kullanılan organ, glikozitler ve alkaloitler içeren yapraklardır. Kök ve yapraklar arasında taşıma işlevi üstlenen bir yol olarak da tanımlanabilecek saplar ise genellikle kullanılmaz, ama bu kural bazı bitkilerde değişebilir. Yani, bazı bitkilerin sapları da etken madde içerebilir. Aynı biçimde, bazı ağaçların kabukları da etken madde açısından zengindir. Yeraltındaki, adeta depo görevi üstlenen sürgünler, biçimlerine göre, köksap, yumru, kök veya soğan adları ile tanımlanır. Kökler, topraktan emdikleri su ve madensel tuzları yapraklara gönderirler. Genellikle şeker, bazen vitaminler ve alkaloitler depolarlar. Çiçek ve meyve, bitkinin soyunun devamının sağlanması görevini üstlenmişlerdir. Genellikle içerdikleri etkin maddeler nedeniyle, şifalı bitkilerle tedavi alanında önemli yere sahiptirler. Toplanmayan çiçek meyve oluşturur. Bitki tohumu, bitkinin gelişme aşamasında gerekli olan etken maddelerin özünü içeren bir depodur. Çiçeksiz bodur bitkiler ise, çiçek tozu (polen) benzeri, sarımsı tozlar üretirler.

Sitemizde, hiçbir yan etki yapıcı veya zehirleyici madde içermeyen, genellikle tanınan şifalı bitkiler ve onların tedavi edici özellikleri tanıtılmaya çalışılacaktır. Bu sitedeki bilgilerle, kendiniz için yararlı olacağına inandığınız reçeteleri gönül rahatlığı içinde uygulayabilirsiniz. Bazen olumlu sonuç alamamanız da söz konusu olabilir. Ama, önerilen reçeteleri uygun biçimde ve dozajlarda uyguladığınızda, kötü bir sonuçla karşılaşmayacağınıza kesinlikle inanabilirsiniz.

Değerli ziyaretçimiz, şifalı bitkilerin tedavi edici gücüne inanabilir ve hatta onlarla başarılı sonuçlar elde etmiş de olabilirsiniz. Ama sağlığınıza gerçekten değer veriyorsanız, özellikle, önemli sonuçlara yol açabilecek hastalıklarda doktora görünmeyi ihmal etmeyiniz! Basit bir rahatsızlık sandığınız belirtiler, yaşamsal önemde bir hastalığın ön belirtileri olabilir!.. Hastalıkların teşhisi ve tedavisi yalnızca uzman tıp doktorlarınca gerçekleştirilebilir!.. Lütfen bu konuyu gözardı etmeyiniz!..

Şifalı bitkilerin tedavi edici gücünden, basit rahatsızlıklarınızı geçiştirmek için yararlanın. Önemli hastalıkların tıbbi tedavisi sırasında da, doktorunuzun onayını almak kaydıyla, bu tedaviye şifalı bitkilerle destek verebilirsiniz. Ama, çok iyi tanımadığınız bitkilerle kendinizi tedavi etmeye hiçbir zaman kalkışmayınız! Doğada her hastalığa çare olabilecek pek çok sayıda şifalı bitki vardır; ama bu bitkileri gereğince kullanabilmek için bilimsel eğitime de kesinlikle gerek vardır.

Şifalı Bitkiler Nedir Acıklama Yararları



Labels:

Minerals , Mineral Nedir Ve Hakkında Bilgi

15 Kasım 2008 Cumartesi

Minerals , Mineral Nedir Ve Hakkında Bilgi Bu web Sitemizde Bulabilirsiniz.

Minerals
doğal şekilde oluşan, homojen, belirli kimyasal bileşime sahip ve belirli bir kristal öz yapıları olan inorganik kristalleşmiş katı bir cisimdir. Buna göre minerallerin özelliklerini şöyle sıralayabiliriz:

Doğal olarak oluşur.
Herhangi bir parçası bütününün özelliklerini taşır.
Belirli bir kimyasal formülü vardır.
Katı halde olup nadiren sıvıdır.
İnorganiktir. (yani doğada bulunur)


Mineralojinin oluşan maddeleri ihtiva ettiği için bu bakımdan sınırlandırılmıştır. Teknolojinin ilerlemesiyle a sentetik olarak elde edilen kimyasal bileşikler mineral sayılmazlar. Bu yapay bileşikler halindeki katı maddelere doğada tabii halde rastlanmaz. Dolayısıyla da doğal şartlarda oluşturulamazlar. Bu tür katı maddelere "yapay mineraller" adı verilebilir. Bu tür yapay mineraller de, tabii minerallerde olduğu gibi benzer kristal iç yapılarına sahiptir.

Minerallerin doğada veya deneysel olarak yapılan incelemelerde de gözlendiği gibi, oluşum şartları bunların belirli fizikokimyasal şartlarda (belirli sıcaklık ve basınç altında ve ortamın kimyasal durumu gibi) oluşurlar. Buradan mineralojinin bir amacının da minerallerin oluşturduğu yerkabuğunun kimyasal ve fiziksel yapısının öğrenilmesi, yerkabuğunun tarihinin bilinmesi ve yeraltı kaynaklarından yararlanılması olduğunu anlıyoruz.

Mineraller belirli bir kimyasal bileşime sahiptirler. O halde her mineral bir kimyasal formül ile ifade edilir. Minerallerin kimyasal formülleri genellikle sabittir. Ancak belirli sınırlar içinde belirli kaidelerle değişebilir. Çok ender olarak saf elementler (altın, gümüş, bakır vs) şeklinde oluşan mineraller, yerkabuğunda meydana gelen doğal fizikokimyasal olayların ürünleridir.

Minerallerin bir diğer özelliği de inorganik oluşudur. Yerkabuğunda bulunan petrol, kömür, fosil ve reçine gibi maddeler mineralojinin kapsamına girmez. Ancak nadir de olsa organik mineraller de vardır. Mesela "kehribar" gibi.

Minerallerin katı olmaları düzenli bir atomsal iç yapıya sahip olduklarını gösterir. Mineral kristallerinin dış yapıları incelendiğinde düzgün geometrik dış şekilli oldukları görülür. Yine aynı şekilde iç yapılarının da düzgün olduğu görülür. Minerallerin "cıva" gibi sıvı olan tipleri de vardır.

Mineraller homojen bir yapıya sahiptirler. Alınan bir minerals örneğinin her tarafı aynı mineralden ibaret olmalıdır. Ancak her mineralde az veya çok yabancı mineral varlığı bulunmaktadır. Yabancı madde oranının çokluğu, mineralin özelliklerini değiştirir. Esasta; gözle görülebilen boyutta homojen olması basit tanımlama için yeterlidir.

Mineraller, Vitamin Mineral, Minerals Hakkında Bilgileri Bu web Sitesinde Bulablirsiniz..

Labels:

Solgar Ürünlerinin Genel Kullanım Bilgileri

Solgar Ürünlerinin Genel Kullanım Bilgileri Hakkında Bilgi Aşagıda Yer Almaktadır.
  • Ürünleri oda sıcaklığında, direk güneş ışığı görmeyen bir yerde muhafaza ediniz.
  • Solgar ürünlerini açtıktan sonra içindeki pamuğu çıkararak muhafaza ediniz. Bilinenin aksine pamuk nem çeker, bu da nem çekebilen tabletlerde çatlamalara yada dağılmalara neden olabilir.
  • Solgar ürünlerini buzdolabında saklamayınız.
  • Hammaddelerinin doğal kokusu ve rengi çeşitli dış etmenlerle değişebilmektedir. Örneğin; bir bitkinin yetiştirildiği toprağın özellikleri, yetiştirilme sırasındaki sıcaklık ve nem gibi iklim koşulları, hatta bitkinin toplanma zamanı aynı bitkinin, farklı zamanlarda, farklı renk ve kokuya sahip olmasına neden olabilir. Solgar Vitamin, hiçbir ürününde yapay koku, tad ve renk maddesi kullanmadığı için, aynı Solgar ürününün farklı serilerinde koku ve renk değişiklikleri olabilir. Solgar Vitamin için esas teşkil eden ürünün saflığı, etkinliği ve güvenilirliğidir. Bu nedenle en yeni teknolojileri kullanarak ve mümkün olan en yüksek kalite standartlarında üretim yapar. Yaptığı sıkı kalite kontrol testleri ile de ürünlerinde son kullanma tarihinde dahi % 100 etiket güvencesini sağlar
Solgar ürünlerinin Genel Kullanım Bilgileri Hakkında Bilgileri Bu web Sitemizde Bulablirsiniz.Solgar Ürünleri Buzdolabında Saklamayınız Vb Gibi Konulara değinilmiştir.


Labels:

Tüp Bebek , Tüp Bebek Merkezi

Tüp Bebek Merkezi

Tüp Bebek Web sitesine hoşgeldiniz.


Tüp Bebek Konusunda Bilgi Portalı tüp bebek merkezi ve tüp bebek merkezlerini barındıran

Kategori Tüp Bebek Merkezi, istanbul tüp bebek, tüp bebek, tüp bebek merkezleri, tüpbebek

Tüp bebek genel bilgiler

Tüp bebek genel bilgiler:Tüp bebek bilindigi çocugu normal yollardan olmayan anne ve babaların son olarak başvurdugu yöntemlerden biridir.Kişiler belli bir yaşa kadar genelikle çocuk sahibi olamayınca bu yönteme başvurmakatadır genelikle 30 yaş üstü kişilerin ve spermleri 5 milyonun altında olan aileler bu yöntemle çocuk sahibi olmaya çalışmakatadır.Günümüzde bunun masraflaının bir çogunu ssk veya emekli sandıgına üye olan hastalarda devlete ödemektedir gerekli tetkiklerden sonra doktor raporu ile başka çare gözükmeyen durumlarda doktorun düzenledigi raporda 100 -80 nine kadar devltet süspanse etmeketedir.Yaklaşık şu anda normal şartlar altında bu ilaçlar 2 ilaa 5 milyar arası tutmaktadır.

Tüp bebek türkiye gelişimi

31. Ekim 2008

Tüp bebegin türkiyedeki tarihi gelişimi; Dünyada ilk defa 70 li yılların başında başarı ile uygulanmaya başlayan “tüp bebek” konusu sonuçlarını vermiş ve 1978 yılında, tüp bebek tedavisiyle gerçekleşen ilk vakka sonucunu vermiştir. Bu olay tüp bebek konsunda çalışanları yüreklendirmiş ve bu konuda bir çok hekim ve hastane çalışmalrını hızlandırmıştır. Türkiye’de tüp bebek uygulamaları 90 yıllardan itibaren hız kazanmış ve bu konuda gelişmiş bir çok ülke düzeyinde hastanelerimiz sonuç almayı başarmıştır.. Bu durum ülke tıbbımız için bir çok büyük bir övünç kaynağıdır.Bugün biliyoruz ki hastanelerimizde başarı oranı bir çok gelişmiş ülkerlerin başarı oranlarından kat ve kat yüksektir.

Dünyanın ilk gergedan tüp bebegi

Dünyanın ilk gergedan tüp bebegi macaristandaki hayvanat bahçesinde dünyaya geldi.Dünyada ilk kez dondurulmuş spermden bir gergedan dünyaya gelmiş oldu.Gri renkli oldugu halde dünyada beyaz gergadan lakabı ile anılan tüp bebegin babası ingiltere hayvanat bahçesinden alınan spermlerle dünyaya geldi son derece saglıklı bir şekilde dünyaya gelen gergedan 45 kilo agırlıgında dogdu.

Tüp Bebek İnfertilite

Olguların infertilite nedenleri %25erkek fak-

törü, %9 tubal faktör, %48 erkek faktörü+kadın
faktörü, %13 ovülatuar faktör, %4,5 açıklanama-
yan infertilitedir. Kontrollü ovaryen hiperstimülas-
yonu için GnRH analo₣u (Triptorelein;Decapeptyl
0,1 mg;Erkim, İstanbul, Türkiye Tüp Bebek Merkezi veya Nafarelin;
Synarel;Abdi İbrahim İstanbul,Türkiye)uzun veya
kısa protokol olarak ba landı. Siklusun üçüncü
günü gonadotrop hormonlar (Gonal f; Serono,
İstanbul, Türkiye veya Menegon;Erkim;İstanbul,
Türkiye)—step down“ protokolüne uygun olarak
verildi.

Tüp Bebek, Tüp Bebek Merkezleri Vu Site Bilgii alabilirsiniz Bu Konular Hakkıdna



Labels:

Tüp Bebekler Hakkında Bilgi Tüp Bebek Merkezleri

TÜP BEBEKLER

Tüp Bebekler Hakkında Bilgi Tüp Bebek Merkezleri Nedir Hakkında Bilgi Bu Sitede Yer Almaktadır.

Tüp Bebek yöntemiyle yapılan döllenme; babanın spermi ile annenin yumurtasını anne rahminin dışında özel bir ortamda biraraya getirerek döllenmeyi sağlayan tıbbi bir tedavidir. Bu yöntemle, doğal döllenme meydana gelecektir. Daha sonra, tıbbi bir operasyon ile (spermle biraraya gelmiş) yumurta anne rahmine yerleştirilir. Bu nedenle hamilelik anne rahminde doğal olarak devam eder.

Doğal döllenme, Allah’ın insanı yaratma yoluna göre, anne rahminde meydana gelir. Bazı durumlarda döllenme doğal yoldan sağlanamaz. Örneğin; fallopiyan tüpü (rahim yolu) kapalı olduğunda veya zarar gördüğünde ve açılması veya doğru bir şekilde tamir edilmesi mümkün olmadığında veya babanın spermi zayıf veya güçsüz olduğunda ya da sperm yumurtaya ulaşamadığında veya tıbben spermin güçlendirilmesi ya da yumurtaya ulaştırılması mümkün olmadığında döllenme doğal yoldan sağlanamaz. Bunlardan herhangi biri olduğunda karı-kocanın çocuk edinmesi mümkün olmaz. Bununla beraber İslam, müslümanlara çoğalmalarını emretmekte ve buna teşvik etmektedir.

Bu arada, eğer döllenme doğal yoldan gerçekleştirilemezse; anne rahmine benzer yapıya sahip özel bir tüpte, annenin yumurtası ile babanın spermi biraraya getirilerek, doğal ortamın (anne rahminin) dışında bir yerde döllenme sürecinin başlatılması sağlanabilir. Daha sonra, döllenmiş yumurta kendi doğal ortamı olan anne rahmine transfer edilerek hamileliğin doğal yoldan devam etmesi ve bebeğin doğal olarak dünyaya gelmesi mümkün hale getirilecektir. Bu doğal döllenmeyi engelleyen durumların tedavi edilmesi için kullanılan tıbbi bir metoddur ve Şeri’at, İslam’ın emrettiği ve yapılmasını teşvik ettiği üremeyi sağladığı sürece buna izin vermiştir. Bu evliliğin temel amacıdır.

Enes(r.a.), Rasulullah(s.a.v.)’in şöyle dediğini rivayet etti: Doğurgan ve sevimli kadınlar ile evlenin! Ben Kıyamet Gününde diğer Peygamberlere(AS) karşı sizin çokluğunuz ile övüneceğim.

Yine Abdullah ibn Ömer(r.a.), Allah Rasulü(s.a.v.)’in şöyle dediğini rivayet etti: Doğurgan kadınlarla evlenin! Ben Kıyamet Gününde sizinle (çokluğunuzla) övüneceğim. Her iki hadisi de İmam Ahmed rivayet etti.

Doğal yoldan döllenme denendiği halde başarılmadığı takdirde, bu tedavi yöntemi kullanılabilir. Eğer doğal yol tüm çabalara rağmen sonuç vermez ise, doğal yerin dışında bir yerde (tüpte) döllenme mümkün olabilir. Babanın spermi ile döllenmiş yumurta, tekrar doğal yeri olan anne rahmine gönderilir ve böylece normal bir hamilelik süreci başlatılabilir. Bu işlem, İslam’ın müslümanları çağırdığı çoğalma/üreme sağlandığı sürece, tavsiye edilir. Döllenmeyi sağlayan bu işlem; doğal yoldan döllenme denendiği halde başarılmadıkça veya mümkün olmadıkça, kullanılamaz.

Bu işlem için verilen izinin şartları şunlardır:

1- Doğal yoldan döllenme tüm çabalara rağmen başarılamamış olmalıdır.

2- Kullanılan sperm ve yumurta şer’an evli olan bir çifte (karı-kocaya) ait olmalıdır.

Tüpte döllenme sağlandıktan sonra, döllenmiş yumurta mutlaka annenin rahmine yerleştirilmelidir.

Buradaki diğer döllenme türleri ve haklarındaki şer’i hükme gelince;

Döllenmiş yumurtanın annesinin rahmi dışında, vekil anne gibi, başka bir kadının rahmine yerleştirilmesi kesinlikle Haramdır.

Ayrıca, babanın sperminin tüpte karısı dışında başka bir kadının yumurtası ile birleştirilmesi, aşılanmış yumurta kendi karısının rahmine yerleştirilse dahi, kesinlikle Haramdır.

Diğer taraftan, annenin yumurtasının tüpte kocası dışında başka bir adamın spermi ile birleştirilmesi de, aşılanmış yumurta karısının rahmine yerleştirilse dahi, kesinlikle Haramdır.

Döllenmenin bu üç türü de Şer’i bakış açısı ile kesinlikle haramdır çünkü bunlar akrabalık bağlarının kopmasına, kaybolmasına ve karışmasına neden olacaktır. Bu ise, İslam’da yasaklanmıştır.

Ebu Hureyre(r.a.) Allah Rasulü(s.a.v.)’den şöyle işittiğini söyledi: Onlardan olmadığı halde bir çocuğu, başkasına ait olduğunu iddia eden bir kadın, Allah katında hiçbir şeye sahip değildir (amelleri boşa gider) ve cennete giremeyecektir. Ve kendisine bakan oğlunu inkar eden adama gelince; Allah bu adamdan uzaklaşacak ve onu ilk ve son nesli karşısında teşhir edecektir. [Ed-Darimi rivayet etti.]

İbn Abbas(r.a.) Allah Rasulü(s.a.v.)’in şöyle dediğini söyledi: Her kim akrabalığını babasından başkasına nispet eder ve diğerlerinden olduğunu iddia ederse, Allah’ın, meleklerin ve tüm insanların laneti o kimsenin üzerine olur. [İbn Mace rivayet etti.]

Döllenmenin bu üç şekli de, cinsel ilişki gerektirmemesi hariç, zina veya herhangi bir gayri meşru yoldan hamileliğin sağlanması ve çocuk edinme ile tamamen benzerdir.

Diğer taraftan, zina ve gayri meşru ilişkiler için emredilmiş (evli ise, recm; bekarsa, sopa vurma şeklindeki) ceza; bu fiili işleyen kadına veya kocaya tatbik edilmez. Bununla birlikte, böyle bir fiilin cezası ise hakimin karar vereceği ta’zir’dir. Ta’zir: Şari tarafından miktarı tayin edilmemiş olan cezalardır. Fakihler, ta’zir cezalarının kıyas ile sabit olabileceğinde ittifak etmişlerdir. Bu kıyası da hakim yapar.

Tüp Bebekler Hakkında Bilgi Tüp Bebek Merkezleri Nedir Hakkında Bilgi Bu Sitede Yer Almaktadır.



Labels:

Tüp bebek Nedir ? Tüp Bebek Oluşumu

14 Kasım 2008 Cuma

Tüp bebek Nedir ? Tüp Bebek Oluşumu Ayrıntılı Bilgiyle Anlatımı..

Tüp bebek
uygulamasını kısaca özetlemek gerekirse, kadın ve erkeğe ait üreme hücrelerinin vücut dışı koşullarda döllenme işlemi diyebiliriz.

Bu yöntemde erkek ve kadın üreme hücreleri vücut sıcaklığındaki, uygun bir ortamda 48 saat bekletilir. Bu sürede elde edilen yumurtaların yaklaşık yarısında döllenme oluşur. Bu döllenmiş yumurtalar embriyo (cenin) olarak adlandırılır ve son hedef olan kadın rahmine yerleştirilir.

Embriyolar rahim içerisine rahim ağzından ince bir katater ile yerleştirilir. Bu işlemler sonucu kadınların yaklaşık %50'sinde gebelik oluşur. Ancak bu gebeliklerin bir kısmı düşük ile sonlanır. Tedaviye giren çiftlerin uygulama başına yaklaşık % 40'ında çocukları olur. Bu oran birçok uygulama sonucu % 70 - 80'lere çıkabilir. Geri kalan % 20 - 30'luk grup modern tıbbın bütün olanaklarına rağmen günümüzde çocuk sahibi olamaz.

Tüp bebek yöntemlerinde çeşitli ilaçlarla (Gonal-F, Puregon, Menogon) kadının yumurtalıklarının uyarılması sağlanır. Yumurtalıkların uyarılmasının amacı, embriyo oluşturmaya aday çok sayıda yumurta elde etmek. Çok sayıda embriyonun rahim içine yerleştirilmesinin (embriyo transferi) gebelik şansını artırdığı görüldü (gebelik oranları, bir embriyo yerleştirildiğinde yaklaşık %10, üç embriyo yerleştirildiğinde ise %40 -50 civarında).

Tüp bebek hakkında genel bilgiler

Tüp bebek, klasik yöntemler ile gebe kalamayan kadınlarda uygulanan bir tedavi şekli. Erkek (sperm) ve dişi (yumurta) döl hücrelerinin laboratuvar koşullarında birleştirilmesi sonucunda oluşan embriyoların, rahime transferi ilkesine dayanır. Laboratuvar koşullarında gerçekleştirilen döllenme, kendiliğinden (in vitro fertilizasyon) ya da insan eliyle, tek yumurta içine tek sperm verilmesi ile (mikroenjeksiyon) sağlanır.

Tüp bebek, önceleri enfeksiyon veya cerrahi işlem sonucunda tüplerinde kalıcı hasar oluşan kadınlarda uygulanmaya başlanmış, kısa bir süre sonra ise, kısırlığa yol açan diğer nedenlerin tedavisinde de kullanılır hale gelmiş. Bugün, endometriozis, nedeni açıklanamayan kısırlık olguları ve erkeğe bağlı kısırlıkta, tüp bebek yöntemleri ile başarılı sonuçlar alınır.

Özellikle son yıllarda uygulanmaya başlanan mikroenjeksiyon, sperm sayısının çok düşük olması ve hatta menisinde hiç sperm olmamasına karşın, testisinde sperm bulunan erkeklerin tedavisinde bir devrim olarak nitelendiriliyor.

Tüp bebek Kimlere Tüpbebek (IVF) yapılmaktadır ?

Çiftin korunmadığı ve çocuk isteği olmasına rağmen 1-2 yıl süreyle hamile kalınamadığı durumlarda tüp bebek uygulanmaktadır.Tüpleri tıkalı olanlar (geçirilmiş dış gebelik, enfeksiyon, tüberküloz v.s.) ,3-6 defa ovulasyon indüksiyonu ve aşılama yapılmasına rağmen hamile kalamamış olanlar , ( açıklanamayan infertilite, hafif endometriosis, hafif sperm düşükğü, polikistik over sendromu v.s). Erkekte ciddi sperm bozukluğu bulunması (sayı, hareketlilik azlığı). Sperm sayısı 5 milyon/mL den fazla olanlarda Konvansiyonel IVF veya ICSI , sperm sayısı 5 milyon/mL den az olanlarda ICSI yapılmaktadır.Kadının 40 yaş üstünde olduğu ve hamile kalınamadığı durumlar. Endometriosis (ileri evre). Yaygın karın içi yapışıklıkları olan kadınlar.

Tüp bebek tedavisi nasıl yapılır?

Yukarıda bahsedilen üremeye yardımcı tedavi yöntemleri, yumurtanın döllenme şekline, spermin elde ediliş yoluna, hücrelerin rahim içine verilişine göre farklılıklar göstermektedir. Hepsinde ortak özellik yumurtanın geliştirilmesi ve toplanması safhalarının aynı olmasıdır.

Üremeye yardımcı tedaviler 4 basamakta uygulanan bir süreçtir:

  • Yumurtalıkların ilaçlarla uyarılması ve yumurta geliştirilmesi
  • Yumurta toplanması
  • Sperm ile yumurtanın döllenmesi, yani embryo oluşması
  • Embriyo transferi

Tüp bebek uygulamalarının başarı şansı nedir?

Tüp bebek tedavisi çok değişik nedenlerden dolayı yapıldığı için gebelik elde edilmesini etkileyen pek çok faktör de mevcuttur. Bunlardan bazıları:

  • Kadının yaşı
  • Uzun evlilik süresi
  • Erkek spermi ile ilgili bazı faktörler. Ör: azospermi, varikosel, oligosperm, immotil sperm
  • Hormonal faktörler
  • Üreme organları dışında bazı özel hastalıklar
  • Geçirilmiş eski hastalıklar
  • Daha önce gebelik olup olmadığı
  • Daha önce doğum veya düşük olması gibi pek çok faktör tedavinin başarı şansını etkilemektedir.

Tüp bebek ne zaman yapılır?

Klasik kısırlık tedavisi ile (aşılama) sonuç alınamayan vakalar, rahim kanalları kapalı olanlar, sperm analizinde sorun olanlar, azospermi, kadın yaşının 37 ve üzeri olması gibi durumlarda uygulanır.

Tüp bebek programı için ne zaman başvurmalı?

Öngörüşme, muayene ve tetkikler yapılıp yönteme karar verildikten sonra adet kanamasının 2. günü başvurulmalı.

Bir program süresi ne kadardır?

Yumurta gelişmesi, toplanması, embryo oluşması, embryo transferi için uzun protokolda yaklaşık 1.5 ay, kısa protokolda 14-20 gün sürer.

Erkeğin ilaç kullanarak sperm sayısı yükseltilebilir mi?

İlaç tedavisinden fayda görebilecek erkek sayısı oldukça azdır. Genellikle ilaçların pek faydası olmamakta. Azospermide ilaç tedavisi denenmekle beraber sonuç faydalı olmamaktadır. En iyi yöntem tüp bebek tedavisinin kendisidir. Erkek için kullanılacak ilaç masrafı da oldukça yüksektir.

Erken menapoz nedir ? Tüp bebek yapılır mı?

Erken menapoz kadının 35 yaş öncesi adet görmemesi durumudur. Bu durumu olan kadınlarda çocuk isteği olsun veya olmasın mutlaka jinekolojik takipler yapılmalıdır. Çocuk isteği olan kadınlarda ilaç denemeleri yapılıp yumurta geliştirmeye çalışılabilir. Bu kadınlarda ön tetkiklerden sonra durum değerlen dirilmesi ne göre yumurta gelişmesi için hiç olmazsa bir kere deneme yapılabilir.

Daha önce 3 veya daha fazla başarısız tüp bebek denemesi olanlarda nasıl davranmalı?

Tedavi safhaları ve embriyoların laboratuar bulgularını incelemek uygun olur. Gerekirse çift yeniden değerlendirilir, bazen ilave testler istenebilir. Karı-koca‘dan genetik test istenebilir. Yeni değerlendirme sonucuna göre nasıl bir tedavi uygulanacağına karar verilir.

Tüp bebek için kullanılan ilaçların kalıcı etkisi var mı?

Hayır, bu ilaçlar kalıcı bir etki bırakmazlar. Zaten insandaki hormonların benzerleridir ve yeni üretim teknolojisi ile hemen hemen saf hormon elde etmek mümkün olmaktadır.

Miyom (myom) kısırlık nedeni mi? Olan kadın ne yapmalı?

Myomlar, rahimden kaynaklanan ve iyi huylu olan tümörlerdir, yani kanserle alakaları yoktur. Üreme çağındaki kadınların yaklaşık % 20-25’inde bulunurlar. Farkedilmeyecek kadar küçük olanlar yanında çok büyük olanlar da vardır. Senelerce büyümeden var olanların yanında çok hızlı büyüyen myomlar da mevcuttur. Myomların gebeliği engelleyip engellemediğine karar vermek bazen zor olmaktadır. Pek çok doktorun büyük bir myom mevcudiyetinde gebe kalıp doğum yapan hastası olmuştur.

Tüp bebek Nedir ? Tüp Bebek Oluşumu , Tüp Bebek , oluşumunu Ayrıntılı Şekilde Bu Sitede Bulablirsiniz.



Labels:

B12 Vitamini , B12 Vitamini Eksikliğinde Olacak Herşey.

B12 Vitamini , B12 Vitamini Eksikliğinde Olacak Herşey. B12 Vitamini Tedavisi , B12 Vitamini Teşhisi , B12 Vitamini Nedenleri , B12 Vitamini Belirtileri..


Sinir sistemini sağlıklı tutmak ve kırmızı kan hücreleri oluşturmak için vücudunuzun B12

vitaminine ihtiyacı vardır. Bu vitamine ayrıca folik asit almak için de ihtiyaç vardır ve bu

vitamin enerji açığa çıkarılmasına yardımcı olur. Birçok çeşitli gıdadan fakat çoğunlukla et,

balık ve süt ürünlerinden bağırsak yoluyla emilir. Vücutta küçük miktarlarda depolanabilir ve

bunun %80’i karaciğerde depolanır. Eksiklik semptomlarının gelişmesi üç veya dört yıl

sürebilir.

B12 vitamini tek başına alınamaz. Midenin iç doku tabakası tarafından üretilen ‘intrinsik

faktör’ denilen başka bir madde ile birleşmelidir.

B12 vitamini eksikliği genellikle aşağıdaki nedenlerden birinden ötürü ortaya çıkar:

Mideniz yeterince intrinsik faktör üretemiyordur.

Bağırsaklarınız yeterince B12 vitamini ememiyordur.

B12vitamini bulunan gıdaları yeterince yemiyorsunuzdur (bu genellikle Vejeteryan

diyeti uygulan kişilerde görülür)

B12 Vitamini Belirtiler


Çoğalmalarına olanak sağladığı için B12 vitaminine vücudun bütün hücreleri tarafından

ihtiyaç duyulur. B12 vitamini azlığı, her dakikada milyonlarca üretilmesi gerektiğinden en çok

kırmızı kan hücrelerini etkiler. Kırmızı kan hücresi eksikliği anemiye yol açar. Aneminin

yaygın semptomları yorgunluk, nefes darlığı ve kalp atışının duyulmasıdır (çarpıntı).

Ayrıca intrinsik faktörün eksikliğinden kaynaklanan bir tür B12 vitamini eksikliği anemisi de

vardır. Buna pernisyöz anemi denir. İntrinsik faktörün azlığı B12 vitamininin gerektiği gibi

alınamayacağı anlamına gelir. Pernisyöz anemi yorgunluk, nefes darlığı ve bitkinlik de dahil

olmak üzere anemi ile benzer semptomlara sahiptir. Diğer anemi semptomları şunlardır:

Dilin acı oluşu,

Kilo kaybı,

Çoğunlukla limon tonunda soluk bir cilt,

Aralıklı ishal,

Adet problemleri ve

Enfeksiyonlara karşı yetersiz direnç.

Eksikliğin çok uzun sürmesi halinde sinir sistemi etkilenmeye yatkın olur ve aşağıdakilere

neden olur:

El ve ayak parmaklarının karıncalanması,

Kasların zayıflığı,

Sersemleme,

Baldırlarda hassasiyet ve

Zihin karışıklığı


B12 Vitamini Nedenler


Bağışıklık sistemi normalde antikorların bakteri ve virüslere saldırmasını sağlar. Pernisyöz

aneminin nedeni bağışıklık sisteminin antikorları vücudun öteki kısımlarına muhalif hale

getirmesine sebep olan bir otoimmün hastalığıdır. Pernisyöz anemide antikorlar midenin iç

doku tabakasına saldıracak ve intrinsik faktörü üreten hücrelere zarar verecek biçimde

şekillenir. Bu da intrinsik faktörünün B12 vitaminine bağlanmasını önler ve bu yüzden

vitamin vücudunuz tarafından alınamaz.

Diğer bir neden de bağırsağın hastalık ile zarar görmesi (Crohn’s hastalığı) veya ameliyat ile

kısalması (genellikle bağırsak hastalığını tedavi etmek için) nedeniyle bağırsağın B12

vitamini alamamasıdır. Eğer bağırsak ameliyat ile kısalmış ise bu problemlerin kısa bağırsak

sendromu denilen bir hastalıkta payı olabilir. Kısa bağırsak sendromu, kısa bağırsağının

yarısı veya daha fazlası alınan insanları etkileyen bir dizi problemdir. Yaygın semptomlar

ishal, kramp ve mide ekşimesidir. Kalan ince bağırsağın gıdalardan yeterince su, vitamin ve

diğer besinleri alamaması nedeniyle bazı insanlar kötü beslenmiş olur.

Bazen Vejeteryan diyeti uygulayan insanlarda B12 vitamini eksik olabilir. Bunun nedeni B12

vitamininin bitkisel besinlerde (meyve, sebze ve tahıl gibi) bulunmayışıdır.


B12 Vitamini Teşhis


Doktorunuz normal olarak hızlı nabız ve soluk ten gibi B12 vitamini eksikliği işaretleri

aramak için fiziksel bir muayene gerçekleştirecektir. Kırmızı kan hücrelerinin görünüşü ve

sayısını kontrol etmek amacıyla kan testi yapılabilir. B12 vitamini eksikliği bulunan

insanlarda olağan olmayan büyük kırmızı kan hücreleri bulunur. Kandaki B12 vitamini

seviyesini ölçmek amacıyla laboratuvar testleri de kullanılabilir.

Bazen doktorunuz intrinsik faktörü antikor seviyelerine yönelik olarak kanınızı incelemek

isteyebilir. Bu test pernisyöz anemi (zararlı kansızlık) olup olmadığınızı belirlemek için

kullanılır; intrinsik faktörden yoksun olan çoğu insanın kanında bu antikorlar bulunur.

Bazen de teşhisi doğrulamak için kemik iliği örneği (biyopsi) alınabilir. Bu test kırmızı hücre

anormalliklerinin ve aneminin diğer nedenlerini belirlemek için kullanılabilir.


B12 Vitamini Tedavi


B12 vitamini eksikliği bir dizi vitamin enjeksiyonu ile tedavi edilir. Hidroksokobalamin olarak

bilinen bir çeşit B12 vitamini her iki veya dört günde bir herhangi bir kasa enjekte edilir.

Yaklaşık altı enjeksiyon verilir ve bu vücutta bir B12 vitamini deposu oluşturmak için

yeterlidir.

Anemi semptomları genellikle tedavi başlar başlamaz hızla düzelir. Her yıl veya daha uzun

sürede bir kan testi yaptırmanız tavsiye edilebilir. Bu, aneminin başarılı bir şekilde tedavi

edilip edilmediğini kontrol edecektir.

Sorunların tekrar başlamasını engellemek için bir ömür boyu her üç ayda bir B12 vitamini

enjeksiyonuna ihtiyaç duymak çok rastlanan bir vakadır.








Labels:

Etiketler