Vitaminler Hakkında Bilgi Ve Vitaminlerle Sağlıklı Kilo Verme Alma...

Ana Sayfa Kilo Alma Vitamin Çeşitleri Diyet

Kategoriler

Popüler Yayınlar

BİTKİLER HANGİ HASTALIKLARA ÇARE

19 Kasım 2008 Çarşamba

BİTKİLER HANGİ HASTALIKLARA ÇARE


ACI BAKLA

Semen Lupini

Şeker hastalığına karşı kullanılır.

ACI YONGA

Lignum Quassiae

İştah açıcı, kuvvet verici, kurt ve ateş düşürücü

ADAÇAYI

Salvia officinalis

Gaz söktürücü, antiseptik, kuvvet verici ve uyarıcı

ALIÇ

Fructus Crataegi

Özellikle kalp üzerinde etkili, idrar söktürücü, kabız

ALTINOTU

Herba Ceterachi

İdrar söktürücü ve kabız etkileri vardır. Basura karşı, haricen kullanılır.

AMBER

Ambra Grisea

Kaşalot balığından elde edilir. Kalbi kuvvetlendirir, iştah açar ve cinsel arzuyu artırır.

ANASON

Fructus Anisi Vulgaris

Gaz söktürücü, iştah açıcı, süt artırıcı ve uyku vericidir.

ANDIZ KÖKÜ

Radix Helenii

Safra söktürücü, öksürük kesici, göğüs yumuşatıcı,kuvvet verici ve kurt düşürücüdür.

ARDIÇ TOHUMU

Fructus Juniperi

İdrar artırıcı, terletici, midevî ve antiseptik özellikleri vardır.

ASPİR

Flos Carthami

Romatizma ağrılarına karşı etkilidir. Dahilen terletici, kurt düşürücü ve adet getiricidir.

BALIKOTU

Fructus Cocculi indici

Dahilen kurt düşürücü, sara nöbetlerini azaltıcı olarak kullanılır. Tehlikeli bir drogdur.

BAMYA ÇİÇEĞİ

Flos Hibisci

Dahilen göğüs yumuşatıcı, lapa halinde haricen çıbanları olgunlaştırıcıdır.Kabızlığa karşı etkili ve zararsız bir drogdur.

BESBASE

Rhizoma Polypodii

Müshil, safra ve balgam söktürücü ve kurt düşürücü etkilere sahiptir.

BİBERİYE

Folium Rosmarini

Dahilen kabız, hazım sistemi uyarıcısı, safra artırıcı ve idrar söktürücü, haricen ise iltihaplı yaraların tedavisinde kullanılır.

BÖĞÜRTLEN

Folium Rubi

Kabız, kuvvet verici, idrar söktürücü ve şeker hastalığına karşı kullanılır. Bademcik iltihaplarında da gargara yapılır.

CİVAN PERÇEMİ

Herba Millefolii

İdrar artırıcı, iştah açıcı, gaz söktürücü, adet söktürücü ve yara iyileştiricidir.

ÇAKŞIROTU KÖKÜ

Ferulae meifoliae

Cinsel kudreti artırıcı olarak etkilidir.

ÇAM SAKIZI

Terebenthina Communis

Solunum ve idrar yolları hastalıklarında kullanılan etkili bir antiseptiktir.

ÇEKEM

Fructus Visci albi

Kabız, idrar artırıcı, kusturucu, kuvvet verici ve tansiyon düşürücü etkileri vardır. Romatizma ağrılarında kullanılır.

ÇÖREKOTU

Semen Nigellae

İdrar ve süt artırıcı, iştah açıcı ve adet söktürücüdür.

ÇÖVEN KÖKÜ

Radix Saponariae albae

Tedavide nadiren kullanılır. Bilhassa tahin helvası yapımında kullanılır. İdrar ve balgam söktürücüdür.

DAĞÇAYI

Sideritis

Uyarıcı, gaz söktürücü, iştah açıcı ve mide ağrılarını kesici özelliklere sahiptirler.

DEFNE YAPRAĞI

Folium Lauri

Terletici, antiseptik ve midevi etkilere sahiptir.

DEVE ÇÖKERTEN

Fructus Tribuli

Taş düşürücü, idrar söktürücü ve kuvvet verici olarak kullanılmaktadır.

DEMİR HİNDİ

Pulpa Tamarindorum

Müshil ve müleyyin bir etkiye sahiptir. Hiçbir tahriş edici etkisi yoktur.

DENİZ KADAYIFI

Carrageen

Dahilen, çok kullanılan bir göğüs yumuşatıcı ve öksürük kesicidir.

DEVE DİKENİ

Herba Cardui mariae

Karaciğer hastalıklarına karşı ve safra artırıcı olarak kullanılır.

DUT MEYVASI

Fructus Mori nigri

Meyvalardan hazırlanan şurup, gargara halinde, ağız ve boğaz hastalıklarına (pamukçuk) karşı kullanılır.

EĞİR KÖKÜ

Rhizoma Calami aromatici

Gaz söktürücü, terletici ve antispazmotiktir. Dahilen Prostat, haricen ise romatizma için kullanılır.

FESLEĞEN

Herba Basilici

Yatıştırıcı, midevi, idrar artırıcı ve gaz söktürücüdür.

FUNDA

Herba Ericae

İdrar yolları dezenfektanı, idrar söktürücü ve kabız etkilere sahiptir.

GELİNCİK

Flos Rhoeados

Yatıştırıcı, öksürük kesici, göğüs yumuşatıcı ve hafif uyutucu etkilere sahiptir.

GİNSENG

Ginseng

Kalp kuvvetlendirici ve yorgunluğu gidericidir. Cinsel gücü artırıcı etkileri vardır.

GÜNLÜK

Gummi Olibanum

Dahilen kuvvet verici, yatıştırıcı, kabız, idrar artırıcı, adet söktürücü, adet getirici ve romatizma ağrılarını dindiricidir.

HALİLE (Kara-Sarı)

Fructus Myrobalani

Sarı halile müshil, Kara halile ise kabız olarak kullanılır. Haricen ise yara iyileştiricidir.

HARDAL TOHUMU

Sinapis nigrae

Haricen lapası, yakısı ve banyosu yapılir. Kanı cilde toplamak ve ağrı kesmek için kullanılır.

HATMİ ÇİÇEĞİ

Flos Altheae

Göğüs yumuşatıcı ve tahrişleri gidericidir.

HAVACIVA

Radix Alkannae

Kabız ve yara iyileştiricidir.

HAVUÇ TOHUMU

Dauci carotae

Midevi, gaz söktürücü, gebeliği önleyici ve cinsel gücü artırıcıdır.

HAYIT TOHUMU

Agni-Casti

idrar artırıcı, gaz söktürücü ve yatıştırıcıdır.

HÜNNAP

Jujubae

Göğüs yumuşatıcı, öksürük kesici, müshil ve kan temizleyicidir. Şeker hastalığına karşı da kullanılır.

IHLAMUR

Flos Tiliae

İdrar artırıcı, terletici, yatıştırıcı, uyutucu ve göğüs yumuşatıcıdır.

ISIRGAN

Folium Urticae

Yaprak veya kök, dahilen kan temizleyici, idrar artırıcı ve iştah açıcıdır.

İĞDE ÇİÇEĞİ

Flos Elaeagni

Kabız, kuvvet verici ve antiseptiktir. C vitamini deposudur. Gribe karşı etkilidir.

KAFUR

Camphora

Sinir sistemi, solunum ve kalp üzerinde uyarıcı etkileri vardır.

KAKULE

Cardamomi

İştah açıcı, gaz söktürücü ve midevi etkilere sahiptir. Kahveye konur.

KEBABİYE

Cubebae

Solunum sistemi antiseptiğidir. Belsoğukluğunda kullanılır.

KARANFİL

Caryophyllus

Uyarıcı, midevi ve antiseptik etkileri vardır.

KEKİK

Herba Thymi

Midevi, yatıştırıcı, antiseptik etkileri vardır.

KEREVİZ TOHUMU

Apii graveolentus

Uyarıcı ve iştah açıcıdır. Prostat için kullanılır.

KETEN TOHUMU

Semen Lini

Müshil, sindirim sistemi iltihapları ve tahrişlerine karşı koruyucudur.

KINAKINA

Cortex Chinae

midevi, sıtma ve gribal enfeksiyonlara karşı koruyucu, kalp yatıştırıcıdır.

KISA MAHMUT

Chamaedrys

midevi, uyarıcı, şeker hastalığına karşı etkilidir.

KIZILCIK

Corni maris

Etkili ve zararsız bir ishal kesicidir.

KİTRE

Tragacantha

Boğaz hastalıkları ve iltihaplarında koruyucudur.

KUDRET NARI

Momordicae charantiae

Mide ve barsak ülserine karşı dahilen kullanılır. Yara, çıban ve ekzemalarda haricen kullanılır.

KUŞBURNU

Rosae caninae

Bilhassa C vitamini bakımından zengindir. Kabız ve kuvvet vericidir. Şeker hastalığına karşı da kullanılır.

LAVANTA

Flos Lavandulae

İdrar artırıcı, romatizma ağrılarını dindirici, antiseptik, sinir ve kalp kuvvetlendiricidir.

MAHLEP

Pruni mahaleb

Afrodizyak, balgam söktürücü, nefes darlığı ve prostat için, ayrıca şeker hastalığına karşı kullanılır.

MENENGİÇ

Terebinthina Chia

Dahilen idrar ve solunum yolları antiseptiği olarak kullanılır.

MEYAN KÖKÜ

Radix Liquiritiae

Göğüs yumuşatıcı, balgam söktürücü, tad düzeltici ve öksürük kesici etkileri vardır.

MISIR PÜSKÜLÜ

Stylus Maydis

İdrar söktürücü ve taş düşürücüdür.

MUSKAT

Myristicae

Gaz söktürücü ve antiseptik olarak bilhassa karın ağrıları için kullanılır.

MÜRSAFİ

Gummi Myrrihae

Antiseptik ve uyarıcıdır. Bilhassa solunum yolu hastalıklarına karşı kullanılır.

NANE

Folium Menthae

Özellikle sinirsel kaynaklı mide bulantılarını kesici olarak etkilidir.

OĞULOTU

Folium Melissae

Yatıştırıcı, midevi, terletici ve antiseptiktir.

PAPATYA

Chamomillae vulgaris

İdrar artırıcı, yatıştırıcı, safra söktürücü, boğaz iltihaplarında ve iltihaplı yaralara karşı etkilidir.

PELİNOTU

Herba Absinthii

Midevi, ateş düşürücü, adet getirici etkileri vardır.

REZENE

Foeniculi

Midevi, gaz söktürücü ve süt artırıcıdır.

SAFRAN

Crocus Stigmata

Uyarıcı, iştah açıcı, adet söktürücü, koku ve renk vericidir. Değerli bir baharattır.

SALEP

Tuber Salep

Afrodizyak, kuvvet verici, çocuk ishallerini kesicidir.

SANDALOS

Sandaraca

Haricen ve dahilen romatizma ağrılarını dindirici olarak etkilidir.

SARI SABIR

Aloe

Kalın barsağa etkili bir müshildir.

SARI KANTARON

Herba Hyperici

Dahilen antispazmotik, kabız, yatıştırıcı, haricen ise antiseptik ve yara iyileştiricidir.

SERVİ KOZALAĞI

Cupressi

Çocukların gece işemelerinde, haricen basura ve kokulu ayak terlemelerine karşı kullanılır.

SİNAMEKİ

Folium Sennae

Kalın barsak üzerinde etkili olan, kuvvetli bir müshildir.

ŞAHTERE

Herbe Fumariae

İdrar artırıcı, yatıştırıcı, zayıflatıcı ve tansiyon düşürücüdür.

ŞEYTAN TERSİ

Gummi Asa foetida

Sinir sistemi yatıştırıcısı, hazmı kolaylaştırıcı ve gaz söktürücüdür.

ÜZERLİK TOHUMU

Semen Pegani

Kurt düşürücü, adet söktürücü, uyuşturucu, terletici ve yatıştırıcıdır.

ZAHTER

Saturejae hortensis

Şeker hastalığına karşı kullanılır.

ZENCEFİL

Rhizoma Zingiberis

Yatıştırıcı ve gaz söktürücüdür.

ZERDEÇAL

Curcuma longae

Midevi, gaz söktürücü ve safra artırıcıdır.

ZULUMBA

Rhizoma Zedoariae

İştah açıcı, uyarıcı, idrar artırıcı, balgam ve gaz söktürücüdür.

ACI ELMA YAĞI

Salvia Triloba

Gaz söktürücü, midevi, ter kesici, idrar artırıcıdır. Haricen yara iyi edici ve antiseptik olarak kullanılır.

ANASON YAĞI

Oleum anisi

Sinir sistemi uyarıcısıdır.

BADEM YAĞI

Oleum Amygdalae

Dahilen müshil, haricen yumuşatı-
cı ve yara iyi edici olarak kullanılır.

BİBERİYE YAĞI

Oleum Rosmarini

Haricen romatizma ağrılarını dindirici olarak kullanılır.

CEVİZ YAĞI

Juglandis regiae

Müshil ve safra artırıcı olarak kullanılır.

ÇAM TERE- BENTİN YAĞI

Oleum Terebinthinae

Neft yağı olarak da tanınır. Hari-
cen romatizma ağrılarını giderici ve saçları besleyici olarak kullanılır

ÇÖREKOTU YAĞI

Nigellae sativae

Haricen saç dökülmesi ve kepeğe karşı kullanılır.

DEFNE YAĞI

Lauri expressum

Romatizma ağrılarını dindirici ve vücut parazitlerini öldürücüdür. Ayrıca, saç dökülmesini de önler.

HİNT YAĞI

Oleum Ricini

İnce barsak üzerinde etkili olan ve tahriş yapmayan bir müshildir

KAKAO YAĞI

Oleum cacao

Basur memelerini, kadınların göğüslerindeki yara ve çatlakları yumuşatmak için haricen kullanılır.

KARANFİL YAĞI

Oleum Caryophylli

Dişhekimliğinde antiseptik ve ağrı kesici olarak, dahilen ise gaz söktürücü olarak kullanılır.

KEKİK YAĞI

Oleum Thymi

Dahilen safra artırıcı, kurt düşürücü ve ağrı dindirici, haricen ise antiseptik olarak kullanılır.

KETEN YAĞI

Oleum Lini

Bezir yağı olarak bilinir. Yara ve yanık tedavisinde kullanılır.

KARABAŞ YAĞI

Lavandulae Romanae

Haricen ve dahilen antiseptik olarak kullanılır.

LİMON YAĞI

Oleum Limonis

Uyarıcı ve koku verici olarak kullanılmaktadır.

MERSİN YAĞI

Oleum Myrti

Dahilen bronşit, verem ve belsoğukluğu gibi hastalıkların tedavisinde ve şeker hastalığına karşı kullanılmaktadır.

NANE YAĞI

Menthae Piperitae

Hafif antiseptik, ferahlatıcı, koku verici ve mide bulantılarını giderici olarak kullanılır.

OKALİPTÜS YAĞI

Oleum Eucalypti

Antiseptik olarak haricen kullanılır.

SIĞLA YAĞI

Styrax Liquidus

Haricen antiseptik, yara iyi edici ve anti paraziter olarak kullanılır.

SUSAM YAĞI

Oleum Sesami

Dahilen müshil olarak etkilidir. Şe-
ker hastalığına karşı da kullanılır.

TARÇIN YAĞI

Oleum Cinnamomi

İştah açıcı ve midevi olarak dahilen kullanılır.


BİTKİLER HANGİ HASTALIKLARA ÇARE

Labels:

B1 Vitamini Yararları Ve Hangi Besinlerde Bulunur

B1 Vitamini Yararları Ve Hangi Besinlerde Bulunur Hakkında Bilgi Aşagıda YEr Almaktadır Ve Tüm Vitamin Çeşitleri Hakkında Bigileri Bu Sitede Bulabilirsiniz..

Beyninizin daha iyi çalışması için B1 vitamini

Suda eriyen vitaminler arasında yer alan B1 vitamini vücutta depolanmaz ve kullanılmayan bölümü yemekten 3 saat sonra böbrekler yoluyla tamamen dışarı atılır. B vitamini günlük olarak ihtiyaç duyduğumuz vitaminler arasında gelir. Diğer B vitamini kompleksleri ile birlikte alındığında tek başına yapacağı etkiden daha fazla etki oluşturur.

Yararları

Vitamin B1 ya da Tiamin, diğer B grubu vitaminlerle birlikte vücudun, özellikle beynin, enerji üretiminimde gerekli bir vitamindir. Bu vitamin öncelikle şekerhastalığı, doku sertleşmesi, sinirsel hastalıklar önlenmesinde kullanılır ve yaşlı insanların zihinsel fonksiyonların sürdürebilmesine yardımcı olur. Merkezi sinir sistemi sağlığını korumakta önemli bir rol oynar. B1 vitamini kan hücrelerinin oluşumu ve sağlıklı bir dolaşım sistemi için gerekli olan hidroklorik asidin üretiminde rol oynar. Ayrıca karbonhidratlardan enerji üretiminde, kalp ve sindirim sistemi kaslarının tonusunun korunmasında anahtar rolü vardır.

Hangi besinlerde bulunur?

Buğday başağı, kepek, bira mayası, sebzeler gibi bir çok besinde bol miktarda bulunur. Sebzelerin pişirilmesi, sütün kaynatılması yada sterilize edilmesi çok önemli miktarda tiamin kaybına neden olur, bu nedenle pastörize olmuş sütte az bulunur. Kuru fasulye, yumurta, bütün hububatlar, kahverengi pirinç ve deniz ürünleri B1 kaynaklarıdır. Süt ve süt ürünleri, sebze ve meyveler B1 açısından çok zengin kaynaklar olmasalar da yüksek miktarlarda tüketildiklerinde yeterli B1 vitamini sağlayabilir. Besinler haricinde alınan ek vitamin preperatlarında B1 genellikle B2, B3, B6, pantetonik asid ve folik asit ile birlikte bulunur.

Günlük ihtiyacınız nedir?

Yaklaşık 1,5 mg dır.

Eksikliği nelere yol açar?

B1 vitamini eksikliği durumunda Wernicke-Korsakoff sendromu hastalığı görülür. Ciddi bir beyin hastalığı olan bu sendrom alkol kullanımı ve tiamin eksikliği birleşiminde görülür. Hafif dereceli tiamin eksikliği ise yorgunluk ve depresyon ile sonuçlanır. B1 düzeylerindeki yetersizlik ise gözlerde güçsüzlük, zihin bulanıklığı ve fiziksel koordinasyonda bozukluğa sebep olur. Ayrıca iştah azalması, sindirim bozukluğu, kabızlık, yorgunluk, başağrısı, sinir ve dolaşım sistemi hastalıkları, kas krampları, ödem gibi sorunlara yol açabilir.

B1 vitaminin uzun süre eksikliklerinde Beriberi adı verilen ve merkezi sinir sistemini yıkıcı ve bazen ölümcül derecede etkisi olan bir hastalık oluşabilir. Beriberi'ye beslenme düzeyleri yeterli olan ülkelerde pek rastlanmaz. Ancak uzun süreli alkolizm vakalarında bu hastalığa ratlanabilmektedir. B1 düzeylerini ağızdan alınan antibiotikler, sulfa grubu ilaçlar, antiasitler ve doğum kontrol hapları da etkileyebilir. Ayrıca karbonhidratı yüksek diyetle beslenen kişilerde B1 ihtiyacı artabilmektedir.

Çocuklardaki eksiklik

Büyüme döneminde sinir sisteminin gelişimi ve hızlı metabolizma için B1 vitaminine ihtiyaç vardır. Özellikle gelişmiş ülkelerde besinlerin aşırı kaynatılması içindeki B1 vitamininin büyük ölçüde yitirilmesine neden olur. Eksikliğinde kusma, iştahsızlık, huzursuzluk, nefes almada zorluk, kalp çarpıntısı, morarma, kalp yetmezliği, merkezi sinir sistemi bozuklukları, emziren annede sütteki thiamin eksikliğine bağlı olarak bebekte görülen kalp yetmezliği, ses kaybı, görme refleksi eksikliği ile karakterize infantil beriberi hastalığı görülebilir



Labels:

Tokluk Kan Şekeri

Tokluk Kan Şekeri Hakkında Bilgi

Tokluk Kanşekeri :eger hastaları eğer dikkat edilirse;en uzun ömürlü hastalardır.şeker hastasına da,normal insana da üç beyadan kaçın derler.işte işin sırrı burada.

bazen tek kontroller(kan tahlili) şeker hastalığının belirtisini göstermiyor olabilirler.bunun için pratik bir yol vardır.post prandial şeker yükleme.hasta 12 saat aç gider laboratuara.bir açlık kan şekeri ölçülür.sonra bulunduğu yerde (Laboratuarda)her günkü normal kahvaltısını yapar.(Çünkü yürür eve gidip gelirse kan şekeri önemli miktarda düşer yürümekle).son lokmayı yuttuktan tam bir saat sonra tekrar kan şekeri ölçülür.işte bu tokluk şekeri % 180 mg.ın üstündeyse hastanın gizli şekeri var demektir.yani her an diabet olmaya namzettir.işte buradan sonra diabet olmamak için çok dikkat gerekir.eğer o tokluk şekeri 250-300 leri gösteriyorsa zaten diabet hastasıdır.kliniklerde hasta için yorucu ve tehlikesi olmasın diye bu sistem kullanılır ekseriya.yoksa şeker yükleme yapılır normalde,hastaya 100 gr. glikoz içirilerek.diabet hastasına bilmeden böyle yükleme testi yapılırsa hayati tehlikesi vardır tabi.

hiç ondan bahsetmemişsin.bu senin bahsettiğin diabetus mellitus dur ( yani şeker yüksekliği).Bir de diabetus insibitidus vardır(yani şeker düşüklüğü).Bu da bir şeker hastalığıdır.aynı yüksek şeker gibi tehlikelidir.ilkinde grafik eğrisini şeker yukarı doğru çizer,diğerinde aşağı doğru.

şekerin normali;60-110 mg.arasındadır.eğer şeker hastaları kan şekeri oranlarını % 150 mg.ın
altında tutabilirlerse vucudunun hiç bir organına şeker zarar vermez.tutamazsa neredeyse tüm organları bozduğu gibi,vucut yağlarının artmasına da sebep olur.


tokluk kan şekeri, gebelikte tokluk kan şekeri, hamilelikte tokluk kan şekeri, tokluk kan şekeri düşük, tokluk kan sekeri, tokluk kan şeker, açlık tokluk kan şekeri, tokluk kan şekeri değerleri, tokluk kan şekeri ölçümü, açlık ve tokluk kan şekeritokluk kan şekeri düşüklüğü, tokluk kan şekeri sınırları, tokluk kan şekeri ne, tokluk kan şekeri kaç, tokluk kan şekeri sınırı, tokluk kan şekeri kaç olmalı, tokluk kan şekeri normal, tokluk kan şekeri değeri



Labels:

Tüp Bebek Genelgesi

Tüp Bebek Genelgesi Hakkında Bilgi Aşagıda YEr Almaktadır.


SAĞLIK BAKANLIĞI Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğünce yayınlanan Tüp Bebek Tedavisine İlişkin Uygulamalar hakkında genelge (Ayrıntı...): http://www.saglik.gov.tr/sb/extras/mevzuat/Buran/tup_bebek_genelge.pdf
T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü
SAYI : B100THG10012/0314
KONU : Tüp Bebek Tedavisine İlişkin Uygulamalar
11.04.2005 * 7135
.............. VALİLİĞİNE GENELGE 2005 / 64
Kısırlık tedavisinde bir tedavi yöntemi olarak kabul edilen tüp bebek uygulamaları konusunda; uygulamanın usul ve esasları ile tüp bebek tedavisine ait giderlerin kişilerin bağlı bulundukları kurumlarca veya ilgisine göre ilgili sosyal güvenlik kurumlarınca karşılanabilmesini sağlamak amacıyla yapılan düzenlemeler, 09.02.2005 tarihli ve 25722 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, tedavi yardımına ilişkin, 2005 Mali Yılı Bütçe Uygumla Talimatı ile uygulamaya konulmuştur.
Ancak, Talimatın " Tüp Bebek Tedavisi " başlıklı 10.3. maddesinde yer verilen tüp bebek uygulamaları ve ödeme esasları ile ilgili olarak, uygulama sırasında bir takım yorum farklılıkları ve tereddütlerin oluştuğu tespit edilmiş olup, bunların giderilmesi ve uygulamada birliğin sağlanması amacıyla aşağıdaki hususlara açıklık getirilmesi gerekli görülmüştür.
1-BÜTÇE UYGULAMA TALİMATI KAPSAMINDA TÜP BEBEK
UYGULAMASINDAN YARARLANABİLECEK KİŞİLER
A) Tedavi yardımına ilişkin giderler bakımından:
1-2005 Mali Yılı, tedavi yardımına ilişkin Bütçe Uygulama Talimatı'nın 'Kapsam' başlıklı 2.maddesinde sayılan ( yeşil kart sahibi kimseler dahil) kişilerden evli olanların kendisinin ve/veya kanunen bakmakla yükümlü olduğu eşinin kısırlığa bağlı olarak tüp bebek tedavisi olması gerektiği, hem erkek hem de kadın hastalar için Talimatın 10.3.2. maddesinde ayrı ayrı belirlenmiş kriterler dikkate alınarak; üniversite hastaneleri ile eğitim ve araştırma hastaneleri tarafından düzenlenecek resmi sağlık kurulu raporu ile belgelendirilecektir.
2-Bağ-Kur ve Sosyal Sigortalar Kurumundan sigortalı hastaların tüp bebek tedavisine ilişkin giderlerinin bağlı bulundukları sosyal güvenlik kuruluşlarınca karşılanabilmesi, ancak bu kuruluşların Talimat hükümlerine uygun olarak kendi mevzuatlarına göre bu konuda düzenleme yaparak yürürlüğe koymaları halinde mümkün olabilecektir.
B) Kadın hastanın yaşı bakımından:
Talimatın 10.3.1. maddesinin son fıkrasında; tüp bebek işleminin, kadın hastanın 40 (kırk) yaşına kadar olan yaşam süresi içerisinde en fazla üç uygulama (siklus) ile sınırlı olmak üzere yapılabileceği öngörülmüştür. Buna göre Bakanlıktan ruhsatlı bir tüp bebek merkezine tüp bebek tedavisi için başvuran kadın hastanın, bu merkeze müracaatı tarihinde kırk yaşını aşmamış olması gerekir. Kırk yaşını aşan hastalar için tüp bebek tedavisi görmesinin gerekli olduğu resmi sağlık kurulu raporu ile belgelendirilse dahi, bu tedaviye ait giderleri Devlet bütçesinden karşılanmayacaktır.
Örnek olarak; 15 NİSAN 1965 doğumlu olan bir kadın hastanın, tüp bebek tedavisi ile ilgili tedavi yardımından yararlanabilmesi için, tüp bebek tedavisine ilişkin müracaatını 15 NİSAN 2005 tarihinde veya bu tarihten önce yapmış olması gerekir.
C) Bir veya birden fazla sağlıklı çocuk sahibi olan kişiler bakımından:
Talimatta tüp bebek tedavisi konusunda yapılan düzenlemelerin temel hedefi, doğal yollardan hiç çocuk sahibi olamayan ailelerin içinde bulundukları psikolojik ve sosyal olumsuzluklarının ortadan kaldırılması ve aile bütünlüğünün korunması amacıyla bu tedaviye ait giderler için Devlet bütçesinden katkı sağlanmasıdır.Bu nedenle, Talimatın yayımı tarihinden önce doğal yollarla veya tüp bebek yöntemiyle bir veya birden fazla sağlıklı çocuk sahibi olan ailelerin, daha sonra erkek ve/veya kadında gelişen kısırlığa( sekonder infertilite) bağlı olarak çocuk sahibi olamadıkları gerekçesiyle tüp bebek tedavisi yaptırmaları durumunda, bu durumları resmi sağlık kurulu raporu ile belgelendirilse dahi, tüp bebek tedavisine ait giderleri Devlet bütçesinden karşılanmayacaktır.
D) Talimatın yayımı tarihinden önce tüp bebek tedavisi başlatılmış kişiler bakımından:
2005 Mali Yılı Bütçe Uygulama Talimatı 01.01.2005 tarihinden geçerli olmak üzere 09.02.2005 tarihinde yürürlüğe girmiştir.Talimatın tüp bebek tedavisine ilişkin uygulama ve geri ödeme esaslarını düzenleyen 10.3. maddesinin ilgili hükümlerinde; tüp bebek tedavisini gerektiren kriterler kadın ve erkek hastalar için ayrı ayrı belirlenerek, bu hususların eğitim ve araştırma hastaneleri ile üniversite hastanelerinden alınacak resmi sağlık kurulu raporu ile belgelendirilmesi hükme bağlanmıştır.Bu durumda, Talimat ile esasa bağlanan prosedürün,09.02.2005 tarihinden önce tüp bebek tedavisi yaptırmış veya bu tarihten önce tüp bebek tedavisine başlamış hastalar için geriye dönük olarak işletilmesi mümkün olamayacağından bu durumdaki kişilerin tüp bebek tedavisi
neticesinde doğan giderlerinin Talimat kapsamında Devlet bütçesinden karşılanması mümkün olamayacaktır.
Bu nedenle, tüp bebek tedavisine ait giderlerin karşılanmasında Talimatın yayım tarihi olan 09.02.2005 tarihi ve sonrası esas alınacaktır.
2-TÜP BEBEK TEDAVİSİ ÖNCESİ PROSEDÜR
A)Tüp bebek uygulaması öncesi yapılacak tıbbi uygulamalar bakımından:
1)Tüp bebek tedavisi öncesinde, kadına bağlı faktörler nedeniyle yumurtlamayı (ovülasyonu) sağlamak amacıyla gerekli olan tıbbi tedavi kadın hastalıkları ve doğum uzmanı bulunan resmi sağlık kurumlarında yapılabilecektir.
2)Bu tedavide, bir uygulama (siklus) başına en fazla toplam 1.500 ünite gonadotropin kullanılabilecek ve bu tedavi aşamasında bir kadın hasta için en fazla üç uygulama (siklus) yapılabilecektir.Bu amaçla kullanılacak gonadotropin toplam doz miktarı, her bir uygulama başına en fazla 1.500 ünite olmak kaydıyla, üç uygulama sonunda toplam 4.500 üniteyi geçemiyecektir.
3)Sağlık kurulu raporu ile belirlenmiş açıklanamayan kısırlık(infertilite) vakalarında, en az üç İntrauterin İnseminasyon( İUİ ) uygulaması (siklus) yapılmadan , tüp bebek tedavisine başlanmayacaktır.
4)Kadın yaşı 38 yaş ve üzerinde olan olgularda; tüp bebek tedavisi için Talimatta belirlenen endikasyonların resmi sağlık kurulu raporu ile belgelendirilmesi kaydıyla, yukarıda belirtilen tıbbi uygulamalar yapılmaksızın ve herhangi bir bekleme süresi aranmaksızın doğrudan tüp bebek tedavisine başlanabilecektir.
B) Sağlık kurulu raporu düzenlenmesine ilişkin usul ve esaslar bakımından:
1) Tüp bebek tedavisine esas teşkil edecek resmi sağlık kurulu raporları, bünyesinde kadın hastalıkları ve doğum kliniği ile üroloji kliniği( kadrosunda üroloji kliniği bulunmayan, ancak,üroloji uzmanının konsültan olarak görev yaptığı, eğitim veren kadın-doğum hastaneleri dahil) bulunan; üniversite hastaneleri ile Bakanlıkça eğitim yetkisi verilmiş eğitim ve araştırma hastaneleri tarafından düzenlenebilecektir.
2) Bu raporları düzenleyecek resmi sağlık kurulları, iki kadın hastalıkları ve doğum uzmanı ve bir üroloji uzmanının katılımı ile, üç uzmandan oluşacaktır.
3)Tüp bebek tedavisi amacıyla düzenlenecek sağlık kurulu raporlarında; Talimatta belirlenen kadın veya erkek faktörlerine bağlı endikasyonlar ile, tanıya esas teşkil eden klinik ve laboratuar bulguları açıkça belirtilerek tanı ve karar kısımları, ilgilinin kimlik bilgileri, yaşı,bağlı bulunduğu kurum, sevk eden kurum, sevk belgesi tarih ve sayısı, raporun tarih ve rapor numarası ilgili bölümlere eksiksiz işlenecektir. Noksan bilgi içeren ve eksik doldurulan sağlık kurulu raporları işleme alınmayacaktır.
4)Bu amaçla düzenlenecek sağlık kurulu raporlarında; ( raporun karar kısmında ) hastanın durumu Talimatta belirlenen endikasyonlardan hangisine uyuyor ise, gerekçe olarak o endikasyon ve/veya endikasyonlar yazılarak, sadece hastanın tüp bebek tedavisi olması gerektiği belirtilecek, ayrıca "....hastanesine /...tüp bebek merkezine sevki uygundur" şeklindeki ifadelere yer verilmeyecektir.
C) Tüp bebek tedavisi için hastaların ilgili merkezlere müracaatlarına ilişkin usul ve esaslar bakımından:
1)Talimatta ve bu genelgede belirtilen usul ve esaslara uygun olarak tüp bebek tedavisi gerekli görülen ve bu durumlarını resmi sağlık kurulu raporu ile belgelendiren hastalar, bu sağlık kurulu raporuna istinaden bağlı bulundukları kurumlardan alacakları sevk evrakı ile, başkaca bir sevk işlemine tabi tutulmaksızın, doğrudan Sağlık Bakanlığınca ruhsatlandırılmış resmi veya özel üremeye yardımcı tedavi merkezlerinden ( Tüp bebek merkezi) birine
başvurabilirler.Bu amaçla kurumdan alınacak sevk evraklarında, memuriyet mahalli dışına yapılacak sevkler için, 6245 sayılı Harcırah Kanunu uyarınca yapılacak yolluk ve yevmiye ödemeleri de göz önüne alınarak, hastanın tercih ve beyan ettiği merkezin ismi ve/veya merkezin bulunduğu il belirtilecektir.
2) Tüp bebek tedavisi olacak hastalar resmi veya özel merkezi seçmekte serbesttirler. Ancak tüp bebek tedavisinin, ödeme esasları, işlem ve kayıtların takip ve kontrolünün sağlanması bakımından, tedaviye başlanan merkezde tamamlanması esastır. Ancak, merkezin her hangi bir sebeple faaliyetinin sona ermesi halinde ilgili merkez, tüp bebek tedavisi kapsamında uygulanan tıbbi işlemleri, tedavide gelinen aşamayı, kullanılan ilaçların cinsi ve dozunu, klinik ve laboratuar bulguları ve bilgileri içeren hasta dosyasını tutulan tüm kayıt ve belgeler ile birlikte ilgili hastaya vermekle yükümlüdür.
3) Tüp bebek tedavisi için sağlık kurulu raporunu düzenleyen resmi sağlık kuruluşlarınca hastalara, gidecekleri merkezi belirleme konusunda hiçbir şekilde yönlendirme ve dayatma yapılmayacaktır.Bu konuda ilgili sağlık kurumları baştabiplerince gerekli tedbirler alınacak,aksine bir uygulamanın tespiti halinde ilgili kurum baştabipleri doğrudan sorumlu olacaklardır.
3-TÜP BEBEK TEDAVİSİ ÖNCESİ VE TÜP BEBEK TEDAVİSİ ESNASINDA KULANILACAK İLAÇLARA İLİŞKİN ESASLAR
A) Tüp bebek öncesi tıbbi tedavide kullanılacak ilaçlar bakımından:
1)Tüp bebek öncesi yapılacak tedaviler için gerekli görülen ilaçların ( Talimat eki listelerde yer almak kaydıyla) kullanımı resmi sağlık kurulu raporuna bağlıdır. Bu raporlarda hastalığın teşhisi, uygulanacak tedavi, kullanılacak ilacın cinsi ve dozu belirtilecektir. Gonadotropin ve bu gurup ilaçların dozu Talimatta ve bu genelgede belirtilen toplam en fazla ünite dozu aşmayacaktır.
2) Bu tedaviler için kullanılacak ilaçlar, Talimatın 12.1. maddesinde belirtilen esaslara uygun olarak düzenlenecek sağlık kurulu raporuna istinaden, uzman hekim tarafından hasta yatırılmadan ayaktan reçete edilecek ve hasta katılım payı alınacaktır.
B) Tüp bebek tedavisi aşamasında kullanılacak ilaçlar bakımından:
1) Tüp bebek tedavisi sırasında gerekli görülen ilaçların kullanımı, Talimat eki ilaç listelerinde yer almak kaydıyla sağlık kurulu raporuna bağlıdır.
2)Bu raporlar, Talimatın 12.1. maddesinde belirlenen esaslara uygun olarak resmi sağlık kurullarınca düzenlenecek ve bu rapora istinaden tedaviyi yapan resmi veya özel üremeye yardımcı tedavi merkezinde ilgili uzman hekim tarafından ve hasta yatırılmadan ayaktan reçete edilecektir. Bu ilaçlar hasta katılım payından muaf değildir.
3)Bu amaçla düzenlenecek sağlık kurulu raporlarında hastalığın teşhisi, kullanılacak ilacın cinsi ve dozu belirtilecek, gonadotropin ve bu gurup ilaçların tüp bebek tedavisi aşamasındaki kullanım dozu, Talimatta ve bu genelgede belirlenen toplam en fazla ünite dozu (4.500 ünite) aşmayacaktır.
C) Ortak hüküm:
Tüp bebek öncesi tedavide ve tüp bebek tedavisi aşamasında, hastanın 40 yaşına kadar olan yaşam süresi içerisinde en fazla üç uygulama (siklus) yapılması öngörüldüğünden, Devlet bütçesinden karşılanacak ilacın (gonadotrpin ve bu gurup ilaçlar) maksimum dozu 9.000 üniteyi aşamayacaktır.
4- TÜP BEBEK TEDAVİSİNE AİT GİDERLERİN FATURALANDIRILMASI VE ÖDEME ESASLARI
A) Tüp bebek tedavisine ait giderlerin faturalandırılması:
1)Tüp bebek tedavisi kapsamında yapılması gereken tıbbi uygulamalar Talimatın 10.3.4.maddesinde aşamalandırılarak tanımlanmış olup, bu işlemlere ait birim fiyatlar Talimatın ekinde ( EK-8 ) " İnfertilite tetkikleri ve işlemleri " alt başlığında ( 3.197 sıra numarası ile )belirlenmiştir.
2)Bu birim fiyatlar işlem sırasında kullanılan her türlü sarf malzemesi dâhil olarak
belirlendiğinden, bu amaçla kullanılan sarf malzemeleri ayrıca fatura dilemeyecek ve kurum dışına reçete edilmek suretiyle hastalara aldırılamayacaktır. Aksi takdirde, aldırılan malzeme bedeli ödemelerden mahsup edilecektir.
3)Tüp bebek tedavisi öncesinde ve tedavi sırasında yapılan tetkik ve tahlil giderleri Talimat ekinde (EK-8) yer alan birim fiyatlar üzerinden ücretlendirilerek, faturalarda ayrıca gösterilecektir.
4)Tüp bebek tedavisi kapsamında uygulanan her bir tıbbi işlem, Talimat eki fiyat tarifesinde (EK-8) yer alması kaydıyla, bu tarife üzerinden ücretlendirilerek faturalarda ayrıntılı olarak gösterilecek, yapılmayan işlemler faturalandırılmayacaktır.
5)Faturaların düzenlenmesinde Talimatın " Faturalandırma İşlemleri " başlıklı 21.
maddesinde öngörülen usul ve esaslara uyulacaktır. Ayrıca, tüp bebek tedavisi kapsamında yapılan tıbbi işlemlere ait kayıtların merkez sorumlusunca tasdiklenmiş bir örneği fatura ekine konulacaktır.
B) Ödeme esasları:
1)Resmi veya özel merkezlerce, tüp bebek tedavisi neticesinde tahakkuk ettirilen faturaların geri ödeme kuruluşlarınca ödenmesinde Talimatın 21.2. maddesinde yer verilen esaslar dikkate alınacaktır.
2)Sağlık Bakanlığından ruhsatlı, üremeye yardımcı özel tedavi merkezleri, tüp bebek tedavisi amacıyla kendilerine başvuran hastalardan fark ücreti talep etmeleri halinde, alınacak fark ücretinin miktarı konusunda hastayı önceden bilgilendirmekle yükümlüdür. Hastalar, özel merkezlere fark ücreti olarak ödedikleri miktarı kurumlarından talep edemeyecektir.
5-TÜP BEBEK TEDAVİSİNE AİT KAYITLARIN TUTULMASI VE GERİ BİLDİRİM
A) Kayıtların tutulması:
1)Tüp bebek tedavisi amacıyla Talimat ve bu genelge hükümlerine uygun olarak resmi veya özel merkezlere baş vuran hastaların, bu tedavileri kapsamında uygulanan her türlü tıbbi işlem, yapılan tetkik, tahlil, kullanılan ilaçların cinsi ve dozu ve tedavi şemasına ait kayıtların doğru sağlıklı şekilde tutulması, muhafaza edilmesi ve bunların denetim esnasında ibrazı zorunludur.
2) Yukarıda belirtilen, kayıtlara ilişkin yükümlülüklerin yerine getirilmesinden ilgili merkez sorumlusu doğrudan sorumludur.
3)Tüp bebek tedavisi en fazla üç uygulama ile sınırlı tutulmuştur. Bu nedenle, tüp bebek tedavisi kapsamında yapılan her bir işlem ve kullanılan ilaçların cinsi ve dozu hastanın sağlık karnesinin ilgili bölümüne işlenecektir.
4) Bu kayıtların takibi için; sağlık karnesindeki kayıtlar ilgilinin kurumu tarafından Talimatın 23.2. maddesi uyarınca ilgili adına kurumda tutulan sağlık dosyasına işlenecektir.
B) Geri bildirim:
Bakanlıktan ruhsatlı üremeye yardımcı özel veya resmi tüm merkezler ile, tüp bebek tedavisine dayanak teşkil eden resmi sağlık kurulu raporunu düzenlemeye yetkili eğitim ve araştırma hastaneleri ve üniversite hastaneleri bu Genelge ekine konulan "TÜP BEBEK BİLGİ FORMU" nu (EK-1) üç aylık dönemler halinde doldurarak Bakanlığa göndereceklerdir.
Sonuç olarak, 2005 Mali Yılı Bütçe Uygulama Talimatının 10.3. maddesi hükümleri ile esasa bağlanan tüp bebek tedavisine ilişkin uygulamalar ve ödeme esasları konusunda karşılaşılan sorun ve aksaklıkların giderilmesi, uygulamada birliğin sağlanması ve uygulamanın aksaksız olarak yürütülebilmesi için; bu genelge ile açıklanan hususlar ve Talimat hükümlerinin bir bütün olarak değerlendirilmesi ve bu konudaki iş ve işlemlerin bu çerçevede yürütülmesi gerektiği hususunun ilgili sağlık kurum ve kuruluşlarına tebliğini önemle arz ve rica ederim.
Prof. Dr. Necdet ÜNÜVAR
Bakan a.
Müsteşar
EK-1:Tüp BebekBilgi Formu
Dağıtım Gereği:
-81 İl Valiliğine -Emekli Sandığı Genel Müdürlüğüne
-Maliye Bakanlığına -YÖK Başkanlığına
-Bağ-Kur Genel Müdürlüğüne -Teftiş Kurulu Başkanlığına
-SSK Başkanlığına



Labels:

Lazer Epilasyon

Lazer epilasyon Hkakında Bilgi Aşagıda Yer Almaktadır.Lazer Epilasyon Hakkında


Bazı vücut bölgelerinde ve bazı cilt ve kıl tiplerinde tiplerindeinde alexandrite lazerleri tercih ediyoruz. Alexandrite tipi lazerlerin dalga boyu 755 nm dir.

Alexandrite lazer dalga boyu kıla rengini veren melanin ismindeki boya maddesi tarafından iyi emilir. Pulse denen özelliği long pulsed olan cihaz cildin korunmasında önemlidir. Bu özellik güvenli uygulama olanağı sağlar. Pulse özelliği yeni kuşak lazerleri eskilerinden ayıran en önemli farklardan biridir.

Lazer epilasyon uygulaması sırasında cilt soğutulmalıdır. Bu uygulama ciltte problem oluşmasını önler. Cilt, lazer epilasyon esnasında korunmuş olur ve acı hissi azaltılır. Bizim kullandığımız alexandrite lazer sistemine ilave edilmiş bir cihaz sayesinde aktif soğutma yapılmaktadır. Burada kullanılan materyal hava soğutma sistemi olarak bilinmektedir.

Lazer epilasyon artan bir insan kitlesi tarafından istenmeyen tüyler için tercih edilir hale gelmiştir.

Lazer epilasyon yönteminin başarısı şunlara bağlıdır; uygulanan vücut bölgesi, cilt tipi (cilt rengi), kıl kalınlığı, kıl rengi ve hormonal bileşenler. Lazer epilasyon, tüm bunlar dikkate alındığında vücut bölgeleri için ortalama 6 seans da başarıyla kıl yoğunluğunu ve/veya kalınlığını azaltmaktadır. Yüz bölgesinde seans sayısı kişiye ve hormonal problemine göre farklı olabilmektedir. Ortalama 10 seans gerekebileceği kabaca söylenebilir.

Lazer epilasyon uygulaması sırasında hafif ağrı olabilir. Bu ağrı çamaşır lastiği çarpma hissi gibi, karıncalanma ya da hafif iğne batması şeklinde tarif edilmektedir.

Bugün lazer epilasyon nazik, modern ve uzun süreyle tüyleri azaltan ya da yok eden epilasyon çeşididir denilebilir.

LAZER EPİLASYON ÖNCESİ NELERE DİKKAT EDİLMELİ?
En az 1 ay öncesine kadar ağda, depilasyon gibi kılları kökünden koparan işlemleri yapılmamış olmalıdır. Lazer epilasyon seansında etkinin en iyi olabilmesi için kıllar kıl kökünde olmalıdır. Yani anagen denilen aktif büyüme evresinde olmalıdır. Lazer epilasyon seansından en az 1 ay öncesine kadar güneş banyosu amaçlı güneşlenilmemiş ve solaryuma gidilmemiş yani kısaca bronzlanılmamış olmalıdır. Yakın zamanda yapılmış kısa süreli bir güneş banyosu bile seansı yapacak kişiye bildirilmelidir. İlk seans ya da test seansı öncesi kıllar traş edilmeden görülmelidir. Kıl yapısı değerlendirilir gerek görülürse sonuç takibi için fotoğraf çekilebilir. Sonraki seanslarda 3 gün önceden traş yapılabilir.

LAZER EPİLASYON TEST UYGULAMASI NEDİR?
Uzmanlarımız gerekli gördükleri bazı kişilerde ya da isteyenlere test atışları yaparlar. Bu bazı durumlarda doz tespiti ya da kişinin lazer ile tanışması açısından avantaj sağlayabilir korkuları yenebilir.

LAZER EPİLASYON İÇİN HAZIRLIKLAR NELERDİR?
İlk görüşme öncesi hiçbir uygulama yapmadan doktorumuzun kılları görmesinde fayda vardır. İlerleyen seanslarda Lazer epilasyon uygulamasından 3 gün önce bölgenin evde uygun şekilde jilet ile traş edilmesi vakit kaybını önler. Lazer epilasyon uygulanacak alana lokal anestezik krem uygulaması nadiren gerekir. Etkin soğutma uygulanabilirse genellikle anestezik maddeye çoğunlukla gerek kalmaz. Ağrı eşiği çok düşük olan kişilerde lokal anestezik kremler 1 saat öncesinden strech film kapatılarak uygulanırsa ağrıyı azaltır.

LAZER EPİLASYON NASIL YAPILIR?
Lazer epilasyon yapılacak alan traş makinası ya da jilet ile kısaltılır. Alexandrite lazerlerde genellikle traş makinası tercih edilir. Kullanıcı ve uygulanacak kişiye lazer ışınlarından gözleri koruyan gözlükler takılır. Gözlüksüz işlem yapılmamalıdır. Sonra kullanıcı el aleti yardımı ile lazer uygulamasına başlar. Lazer epilasyon cihazları ışık enerjisini bir el cihazı yardımıyla uygularlar. Lazer makinası içinde oluşan lazer ışığı el aleti ile cilde ulaştırılır. Lazer epilasyon sırasında el cihazı yardımı ile tekrarlayan lazer atışları cilde uygulanır. Her lazer atışı ciltte belli bir alanı tarar. Bu lazer atışı sonrası kıl kökü ısı ile tahrip olur. Bu sayede uygun dönemde olan kıl kökleri yeni kıl üretme fonksiyonunu tamamen yada kısmen uzun süreli olarak kaybeder.

LAZER EPİLASYON SONRASI NELERE DİKKAT EDİLMELİDİR?
Lazer epilasyon seansından sonra hafiften koyuya kadar değişen bir kırmızılık ve kıl etrafında hafif bir şişlik yani ödem oluşur. Lazer epilasyon seansı sonrası oluşan bu reaksiyon genellikle 1–2 saat içinde azalarak yok olur. Bazen 1–2 güne kadar da uzayan hafif kızarıklık olabilir. Bu bölgesel reaksiyon için nemlendirici kremler çoğunlukla yeterli olur. Lazer epilasyon uygulanan kişilere, Lazer epilasyon uygulaması sonrasında dikkat edecekleri hususlarla ilgili detaylı bilgi verilir. Lazer epilasyon uygulaması yapılan bölgenin 2 hafta boyunca güneş ışığına maruz kalmamasını ya da güneş banyosu yapılmamasına dikkat edilmelidir.

LAZER EPİLASYON ZARARI VARMIDIR?
Bazı hassas ve koyu ciltlerde ya da yüksek enerjili Lazer epilasyon seanslarında ciltte yüzeysel kabuklanma oluşabilmektedir. Genellikle kabuklanma günler içerisinde düzelir ve deri normale döner. Nadiren bu kabuklanma sonrasında deride renk değişikliği dediğimiz açılma (hipopigmentasyon) ya da koyulaşma (hiperpigmentasyon) oluşabilir. Etkilenen kişilerin çoğunda deri 4–6 ay içinde normale döner. Bazen bu süre uzayabilir ve nadiren kalıcı olabilir. Skar dokusu denilen deride iz oluşumu çok nadirdir ve ciddi derecede yanık oluştuğu durumlarında görülebilir. Bu problemler nadir görülen durumlardır.

LAZER EPİLASYON İÇİN NEDEN BİRDEN FAZLA SEANS GEREKLİDİR?
Lazer epilasyon uygulanan vücut bölgesine göre seans sayısı değişmektedir. Yüz bölgesinde seans sayısı ortalama 10 dur. Kıl kökünün bir kısmı vücut bölgesine göre değişmekle birlikte dinlenme zamanındadır. Lazer epilasyon seansı sadece uygulanan bölgedeki aktif büyüyen tüylerin köklerine etki edebilmektedir. Dinlenme halindeki kıl kökü lazer epilasyon uygulamasından etkilenmemektedir ya da çok az etkilenmektedir. Bu yüzden bölgeye göre değişmekle birlikte 1–2 ay aralıklarla tekrarlayan uygulamalar yapılmak zorundadır. Çoğunlukla 1–2 ay arayla yapılan 6 uygulama sonuç için yeterlidir. Bu yolla uygulanan ve yukarda sayılan özelliklere göre değişmekle birlikte kıl miktarı anlamlı derecede azalmaktadır.

Lazer Epilasyon



Labels:

Etiketler